Derviş DoganManşet

Akıl sır ermiyor..

Bu ülkede en büyük sorunumuz toplumsal önceliklerin önüne  kişisel kazanımları koymaktır. Tarihimiz boyunca bunun örneklerini sıralamak mümkün. Ve fakat bu son dönemlerde bunu daha çok görüyor ve hissedebiliyoruz.

Peki toplumsal önceliklerimiz derken neyi anlamamız gerekiyor?

Kuşku yok ki ilk sıraya ekonomiyi girer.

Halkın alım gücünü korumak ve pahalılığın önüne geçecek önlemlerin alınması.

Akabinde okul , eğitim altyapısı ve tam gün eğitime geçmeyi sağlayacak sistemin tesis edilmesi.

Ve elbette her yaz mevsiminde hepimizi yakıp yıkan yangınların önüne geçecek kültürü topluma enjekte ederek gerekli önlemlerin alınması.

Yangına müdahale imkanlarının genişletilmesi. Yangın söndürme uçağı veyahut helikopteri tedariki bu aşamada son derece önemli.

Akabinde düzgün tıkır tıkır işleyen ihtiyaçlara cevap veren bir sağlık sistemi ve  yeni hastanelerdir..

Kısaca halkın elzem ihtiyaçları bunlardır.

Ha Cumhurbaşkanlığına yeni bina veyahut yeni bir Meclis binası yapılmasın mı?

Elbette yapılsın.

Lakin bunlar bugünkü konjonktürde olmazsa olmazlarımız arasında değildir.

Yani topluma fayda sağlayacak önceliklerimiz arasında değildir.

Cumhurbaşkanlığı sarayı veyahut yeni Meclis binası inşaatı halkın hiçbir yarasına merhem olacak nitelikte değil.

Bunu anlamak bu kadar zor olmamalı!

Daha geçen hafta ülke tarihinin en büyük yangınlarından birini yaşadık. Ülkemizin en önemli yeşil alanları yandı kül oldu.

Neden?

İhmalden.

Güneyden gelen 2 helikopter, yangın başladıktan 23 saat sonra olay yerine ulaştı. 23 saat !

Neden?

İhmalden.

Çağrı erken yapılmış olsaydı , yangın bu kadar ileri gitmeyebilirdi.

Hatta  sönmüş de olabilirdi.

Ve fakat böyle olmadı.

Neden?

İhmalden.

İzahı yok bu kötülüğün elbette..

Yangına sebep olduğu iddia edilen iş aracının ateş alması ile akıllara gelen soruların da henüz izahı yok.

Kayıt dışı olan o iş aracı ormanlık arazide ne yapıyordu? Ormanlık arazide  ev yapılmasına kim müsade etti?

İnşaat iznini verenler kimler?

Gibi cevapsız birçok soru var ülkeyi yakıp kavuran yangına dair.

Ve elbette bundan sonra yapılması gerekenler var. Burada uzmanların tavsiyelerine göre çalışmalar başlatılmalı.  Zira ağaçlandırma projelerinde zamanlama çok önemli. Öyle anlaşılıyor ki 1 yıl gibi bir süreye ihtiyaç duyulacak, yanan alanların kendi kendini yenilemesi için. En azından konunun uzmanlarından bu yönde telkinler geliyor. Dolayısıyla bu telkinler mutlaka dikkate alınmalıdır..

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu