Erçin SahmaranManşet

Ayağını yorganına göre uzat

“Ayağını yorganına göre uzat atasözü, TDK’ya (Türk Dil Kurumu) göre ‘Yapacak olan harcamalar hiçbir zaman geliri aşmamalıdır’ şeklinde ifade edilmektedir.”

Sıkça kullanılan ve çok da manalar içeren bir atasözü.

Ayağını yorganına göre uzat, aslında net olarak, amacını çok güzel anlatan bir cümle.

Her kişi, birey, işletme, şirket ve elbette devletler için geçerli bir konu.

Para idaresi, gelirle, gider dengesi, kazanç kadar harcamak.

Kazançtan fazlasını harcamak ise eksilmek, eksiye düşmek, açık vermek.

Ve mutlaka sonu yoktur, bir defa sınır aşıldı mı, geriye dönüş çok zordur.

Mali disiplin, ekonomik düzen, dengeli bir büyüme ve tabi ki ihtiyaçlar karşılanırken, ekonominin genelinde büyümenin sağlanması.

KKTC çok zengin bir devlet midir?

Petrol kuyuları, doğal gaz rezervleri, tahıl kaynakları, gelişmiş bir sanayisi mi vardır?

Elbette hayır, her kuruşa, her kaynağa muhtaç bir ülke durumundayız.

Har vurup, harman savuracak, plansız harcama yapacak bir lüksümüz yok.

Kendi kaynaklarını, etkin kullanmaya mecbur bir devletiz.

Peki, bunu yapabiliyor muyuz, tabi ki hayır.

Pandemi ile beraber netleşen, günü kurtarma politikaları ile yönetim anlayışı devam ediyor.

İhtiyat yok, tasarruf yok, etkin mali disiplin, mevcut kaynakları artırmak ve öncelik sırasına göre planlama yok.    Devlet kadroları, kurumlar, bakanlıklar, “devlet saygınlığı için” söylemi altında, gereksiz harcamalar dur durak bilmeden devam ediyor.

Ek mesai konusu, verimli tartışmaya, sistemli planlamaya muhtaç.

2021 sonu itibarı ile 260 milyon civarı ek mesai ödemesi olduğu söyleniyor.

Çalışan elbette hakkını alacak, ancak vardiyalı çalışma koşullarında bile ek mesai çalıştıran yerler var.

Konuyla ilgili, yargıya taşınan, gündeme gelen, suiistimaller var.

Danışmanlar, müşavirler, atıl bir insan kaynağı ve ekonomik değer kaybı yaşanıyor.

Bu tamamen yönetimsel bir zaaf.

Bu ülkenin, yönetimsel planlaması, sadece partizan, popülist, liyakatsiz atamalar ve kişiye özel uygulamalarla yapılmaktadır.

Zararını bütün toplum ve ülke yaşıyor.

Bu genel bir sistemdir, düzenin getirdiği ve her gelenin bir parçası olduğu statüko işte budur.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu