Hasan HasturerManşet

Bir tarafta kutlamalar, öte yanda protestolar olurken…

Bugün 4 Temmuz 2022…

Temmuz ayının içinde neler yok ki?

15 Temmuz var.

20 Temmuz var.

1974’ün üzerinde 48 yıl geçmiş…

15 Temmuz, Kıbrıslı Rumların hesaplaştığı bir yıldönümü… 20 Temmuz’da Barış ve Özgürlük Bayramı olarak Kuzey’de kutlamalar, güneyde protestolar yapılır…

***

Kıbrıs’ta Temmuz ayının sıcaklığı ünlüdür.  Dayanabilene aşkolsun, derler.

1974’te de kavurucu sıcak günler yaşanırken, üstüne bir de önce 15 Temmuz darbesi ardından da 20 Temmuz’da Türkiye tarafından gerçekleştirilen ve Barış Harekatı olarak isimlendirilen askeri müdahale yaşandı.

1963 Aralık ayında Rum saldırıları pek çok Kıbrıslı Türkü göç etmek zorunda bırakmıştı. Göç eden Türklerin evleri, yerleri talan edilip yakılmış, yıkılmıştı.

1974’te tekerlek ciddi anlamda ters döndü ve bu kez yaklaşık 200 bin Rum göç etti.

Göçmenliğin ne demek olduğu konusunda önceden gelen deneyimimiz nedeniyle onları çok iyi anlayanlardan biri olduğuma inanıyorum.  Göç ederken geride bırakılan sadece ev ve eşyalar değildir. Onlardan çok daha değerli olan anıların yaşandığımı mekanların geride bırakılmasıdır.

1963’te K. Kaymaklı’dan Hamitköy’e göç edişimizi dün gibi anımsarım. Daha güvenilir diyerek komşu evinden evine geçerken sonuçta kendimizi Hamitköy’de bulduk. Rahmetli anacığımım ayağında ayakkabı bile yoktu, terlikleriyle göç etmiştik.

“Nasıl olsa döneriz” diye düşünürken evlerimizin EOKA’cı Rumlar tarafından yakılması sonrası yükselen dumanları izledik.

Ve işte o zaman bu işin şaka olmadığını anladık.  Aynısını Rumlar 1974’te yaşadı.

***

1963’te ada değil ama, Kıbrıslı Türkler ile Rumlar ayrıldı. Arada dümdüz bir sınır yoktu ama görülmeyen büyük, kocaman duvarlar yükselmişti iki toplum arasında.

1963’ten 1974’e kadar dünya Kıbrıs Türk halkının yaşadıklarına karşı seyirci kaldı.

Rum toplumundan cılız olarak bile, “Kıbrıslı Türklere ne yapıyoruz?” sorusunu soran olmadı.

Kıbrıslı Türkler olmadan Kıbrıs Cumhuriyeti’ne sahip çıkılmasının keyfi ile Rum siyasi parti yelpazesinin her diliminde olanlar ellerini ovuşturdu.

1974’e gelene dek kimsenin aklına. “Kıbrıs ortak yurdumuzdur. Ortak yurdumuza birlikte sahip çıkalım, birlikte yönetelim” demedi.

Kıbrıs Türkü olarak adamlığımızdan kuşkumuz yok. Ama Rumlar biz, “Adam yerine koymak için” Türkiye’nin 1974’teki tokadını bekledi.

Kıbrıs’a birlikte sahip çıkıp, birlikte yönetmemizi ciddi anlamda gücü olan Rum siyasi unsurlarından hemen hemen hiçbiri doğru zamanda istemedi.

*          *           *

Yaşadıklarımızda siyasi liderliklerin ciddi payı vardır.

Karar aşamasında hiç bir Kıbrıslı Türk ve Rum liderle öteki toplumu da düşünerek karar üretmeyi başaramadı… Özellikle Talat ve Hristofyas’ın müzakere masasında buluştuğu dönemde, ilerleme oldu ama mutlu sona ulaşılamadı.

Bugün için de nalıncı keseri gibi herkes hep kendi yönüne doğru yontarsa bundan sağlıklı sonuç elde edilmesi mümkün değildir.

***

1974’ün üzerinden 48 yıl geçti.

Kırk sekiz yıl sonra, kırk sekiz yıl öncesine bakıp hangi dersleri çıkarabiliyoruz?

Temmuz ve Ağustos ayında yıl dönümü günleri çok…  Bir tarafta kutlamalar, öte yanda protestolar olacak.

Kıbrıs için ihtiyaç duyulan ne kutlama ne de protestolardır.  Eğer bugüne kadar o günlerin dersini yeterince çıkaramamışsak, gelecek için ders çıkarmamıza katkı koyacak ortamları yaratmamız gerekir.

Bu nasıl olacak?  Bilimsel nitelikle etkinliklerle.

O günleri yaşayanlar, o günlerde sorumluluk taşıyanlar ve o günleri bilimin süzgecinden geçirebilecek uzman bilim adamları bilimsel toplantılarda bir araya gelip yaşananlardan çıkarılması gereken dersleri netleştirmeleri gerekir.

Bunu iki toplumlu etkinlik şeklinde yapma yanında her toplum kendi içinde de benzer etkinlikleri organize etmeyi başarmalıdır.

1974’ün iki topluma, Türkiye ve Yunanistan’a yönelik ortak sonuçları olduğu gibi, içe dönük somut sonuçları da vardır.

Bunları masaya yatırıp sağlıklı olarak değerlendiremezsek gelecek kuşaklara karşı çok ciddi bir sorumluluk ihmali yaşanmış olacaktır.

 

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu