Hasan HasturerManşet

Erbil Arkın, ağlamayı becermez…

İş insanı Erbil Arkın’la uzun yıllardır, dostluk nitelemesiyle uyumlu bir yakınlığım var.

Bunu yazıp, söylemekten hiç çekinmedim.

Bunun elbette nedenleri var.

En başta gelen neden, emeğe saygısıdır.

Şirketlerinde çalışanlar, kendilerini devlet çalışanlarından daha fazla güvende hissederler. En zor günlerde bile, çalışanlarını kapının önüne koymadı.

Ağırlıkla yatırımları turizmde olmasına karşın ARUCAD’la yüksek öğretim alanına da adım attı.

ARUCAD’ın açılımı Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi…

YÖK dahil, denetim amaçlı gelen herkes ve kurumsal yapı temsilcileri, bırakın Kuzey Kıbrıs’ı, Kıbrıs’ın bütününde hatta Akdeniz Çanağında, böylesi nitelikli alt yapıya sahip üniversite olmadığını ifade ediyor.

ARUCAD, hiçbir üniversiteyle yarışmıyor.

Farklı bir kulvarda, çok kaliteli, butik bir üniversite.

***

Erbil Arkın’ın sahip olduğu işletmelerin ayakta kalması için, ekonomik yeterlilik  anlamda sürekliliğe sahip olması gerekir.

Bunun içinde, yatırım ve harcamaların, ince hesap ürünü olması şart.

Arkın, hesapsız, kitapsız mı hareket ediyor?

Hayır.

Hesabını, kitabını çok iyi biliyor.

Çok iyi bilirken, maliyet hesaplamaları en ucuza göre değil, sanatsal değerler de göz önünde tutularak yapılıyor.

Bunun bedeli yok mu?

Konunun uzmanı hiç değilim ama, kalite ve estetik düşünceyle yapılanların farkı en az yüzde yirmi.

***

Erbil Arkın’ın yatırımları içinde şans oyunları yatırımları da var.

Ancak kimse Erbil Arkın’ı, casinocu görmüyor.

Çünkü şans oyunlarını, en değerli yatırım alanı olarak değerlendirmiyor.

Yıllar evvel bir söyleşimizde, çok çarpıcı bir cümlesi vardı: “ Şansını deneyen kimse, hayatını etkileyecek kadar para kazanmayı hedeflemesin. Kaybettiği zaman hayatını etkileyecek, üzülmesine neden olacak kadar da parayı risk etmesin.”

***

Gündem malum.

Elektrikte kesintiler ciddi azalma gösterse de, risk azalmış değil.

Bu gün sizlerle farklı ve güler yüzü olan bir yazı paylaşmak istedim.

Çünkü, psikolojimiz çok yoruldu.

Uzunca bir aradan sonra dün Erbil Arkın’la Girne’deki ofisinde iki saate yakın sohbet ettik.

Toplumun kaygı listesiyle Erbil Arkın’ın kaygı listesi arasında hiç fark yok.

Yurt dışında İngiltere’de de yatırımları var.

Oradaki yatırımlarını büyüterek, yaşamını oraya kaydırsa kişisel olarak çok daha rahat edebilir.

Espri ile “Kaçmayı düşünüyor musun?” diye sordum.

“İnsanlar hapishaneden kaçar. Burası hapishane değil ki kaçayım” yanıtını kahkahayla bütünleştirerek verdi.

… Ve ekledi: “ Ben bir Kıbrıs sevdalısıyım. Zaman zaman, işlerimizde, barikat gibi engellerle karşılaşırız. Canım sıkılır, üzülürüm. Yasal yoldan hakkımızı almak, sorunlarımızı aşmak için çalışırız. Hiçbir yere gitmeye niyetim yok. Aklımın ucundan bile geçmez. Uzun uzun  yaşamayı hayal ve arzu ederim ama toprağa verileceğim yeri bile ayırdım. İnşallah daha güzel günleri tüm Kıbrıslılar olarak görüp, yaşayacağız.”

***

Erbil Arkın’ın mücadele ettiği sorunları da dinledim.

Başkası olsa, ağlaya ağlaya anlatacak belki de…

Erbil Arkın, ağlamayı becermez, daha doğrusu ağlamayı hem gururuna yedirmez, hem de boşuna enerji kaybı görür.

***

Erbil Arkın’ın Rodin Koleksiyonundan 22  eser 19 Mayıs 2022’den beri Antalya’da sergileniyor. 31 Temmuz’a kadar açık olacak sergi, çok yüksek , çok nitelikli ilgi görüyor. Kıbrıslı bir Türkün, böyle bir koleksiyona sahip olmasının, toplumsal algımıza etkilerini Antalya’dan alıyorum.

Erbil Arkın’ın görüşlerini sordum, tek kelimelik bir yanıt verdi. “Mutluyum.”

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu