Derviş DoganManşet

Bir karar verin..

Siyasal İslam dendiği zaman ilk akla gelen özellik dini malzeme yaparak topluma biat düzenini
dayatma gelir. Bunun elbette farklı versiyonları olabilir lakin bu anlayış hep bu şekilde hayat
bulur. Nitekim bu düzenin içinde yaratılan krallar, emirler, diktatörler bundan beslenir ve biat
toplumu varsa yaşayabilirler. Biat yoksa yaşama şansları olmaz.. Dolayısıyla özgürce yaşamayı
önüne koyan bunun için her bedeli ödemeye hazır olan toplumlar da biat eden bireyler değil
sorgulayan bireyler yetiştirmeli. Peki bizim siyasi geleneğimiz örf,adet ve kültür anlayışımız
içinde bu görüşü benimseyen siyasi oluşum veyahut oluşumlarımız var mı?
Gördüğüm kadarıyla yok!
Lakin bu anlayışla Türkiye’yi 20 küsur yıldır yöneten AKP’ye yaranmak veyahut şirin görünmek
için buna özenen partilerimiz ve siyasilerimiz var.
Bu da elbette sır değil.
Bunu zaten gözlemliyoruz.
Ha olamaz mı?
Elbette olur.
Bu anlayışa uygun veyahut bu anlayışla örtüşen siyasetçilerin Kıbrıs’ın Kuzey yarısında buna
yönelik bir politika ile seçmenin karşısına çıkma cesaretleri yoktur. Peki neden?
Sebep şu ki; Atatürk İlke ve inkılaplarını içselleştirmiş laik olmayı yaşam felsefesi yapmış ve
asırlardır bundan ödün vermemiş Kıbrıslı Türklerin böyle bir siyasi anlayışa destek vermesi pek
mümkün değil.
Haliyle bu eğilim içinde olan siyasi partiler ve onun bazı mensupları adeta arafta kalarak
samimiyetten de yoksun olarak durumu kurtarmaya çalışıyorlar..
Bu siyasetçilerimiz kendilerini nasıl tanımlıyorlar açıkçası anlamak güç.
Zira aynı anda hem Atatürk’ün laik toplum anlayışını benimsemek ya da benimsermiş gibi
görünüp,öte yandan da siyasal islamı siyasi anlayış olarak kabullenmek mümkün değildir. İşte
tam da bunun için bu eğilimde olan ya da bunu politik bir oyun olarak gören,benimseyen,
kullanmaya yeltenen siyasetçileri samimiyetsiz buluyorum.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu