Derviş DoganManşet

Gelir adaleti olmayan ülkede..

Adil olmayan bir sistem içinde sınıflar arası düzey makası gittikçe açılıyor. Gelir adaletinin olmadığı bir düzen içinde hiçbir alanda fırsat eşitliği tesis edilmez. Nitekim edilmiyor da. Temel insan hakkı olduğu halde parası olan çocuklarına en iyi okullarda eğitim imkanı sağlarken, en iyi hastanelerde tedavi olma şansına sahip olurken, parası olmayanlar bütün bunlardan mahrum kalıyor. Hatta beslenme dahil ailesinin en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamıyor. Şimdi bu adil mi?

Değil elbette. Hal böyle olunca da anayasada da net olarak belirtilen her yurttaşın eşit haklara sahip olduğu maddesi palavradan öteye gitmiyor.. Herkesin daha iyi idrak etmesi için rakamlarla bir örnek vereyim. Bugün 8 bin 600 TL aylık geliri olan bir kişiyle ayda 20,30,40,50 hatta 60 bin TL geliri olan bir mi?

Elbette değil.

Bir evde iki kişinin çalıştığını düşünün.

Asgari ücretli iki kişinin eve getirdiği para 17 bin 200 TL. Diğer taraftan iki üst düzey çalışanın evine getirdiği para en az 100 bin TL. Var mı bunun adil bir tarafı.

Elinizi vicdanınıza koyun ve söyleyin.

Ha nitelikli ve niteliksiz eleman kategorileri elbette ücrette belirleyicidir.

Hatta bu olması gerekendir.

Bunda bir sıkıntı yok.

Lakin yok da bu kadar farkınan!

Nitekim arada oluşan fark korkunç bir gelir adaletsizliğini gözler önüne seriyor.

Bu dengesizlik zaman içinde toplumda sosyal patlamalar dahil birçok sorunu da beraberinde getireceğini bugünden öngörmek mümkündür.

Gelir dağılımında denge tesis edilmeyen ülkelerde yozlaşan bir sistem içine hapsolursunuz. Dolayısıyla gelir dağılımının adil olmadığı ülkelerde yoksulluk gelir dağılımında adil  olmayan bir sistemin etkisi ile ortaya çıkmaktadır. Gelir adaleti geciktikçe, toplumdaki gelir farkı artmaktadır. Nitekim burada sosyal devlet kavramı büyük önem kazanmaktadır.

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu