Hasan HasturerManşet

KIB-TEK, kötü niyetle yönetildiği sürece…

Yıllar evvel KIB-TEK’te ihale yolsuzluklarını yazarken, bir gazeteci arkadaşımla aramızda şu iletişim geçmişti..

-KIB-TEK ihaleleriyle ilgili yazdıklarında hedef aldığın kişileri tanır mısın?

-Tanımam. Tanımama da gerek yok. Ben kişileri hedef alarak yazmam zaten. Bu nedenle kişi ya da kişileri bilmeme gerek yok.

-İnatla yazma. Bunlar bu ülkede hükümet bozup, hükümet kuran insanlardır.

***

Tabii ben yazmaya devam ettim.

Meslek hayatımın en agresif, en düzeysiz saldırılarına hedef oldum.

2000’li yıllarda Volkan gazetesinin çok uzun süren saldırılarında da hedef alınmıştım. O saldırıya hayat verenlerden biri de Aydın Akkurt’tu.

KIB-TEK yazılarım nedeniyle saldırıya uğradığımda Aydın Akkurt’un söylediklerini hiç unutmayacağım.

“Bizim sana tavrımız siyasi amaçlıydı. Seni itibarsızlaştırıp, yazıp, söylediklerinin etkisinin azalmasını hedefliyorduk. Halbuki KIB-TEK’le ilgili sana yapılan saldırının siyasi yanı yok. Sana saldıranlar İhale mafyası ve tetikçileridir..”

***

Hep yazarız, hep söyleriz.

KIB-TEK kötü yönetiliyor.

Dün bu satırları yazarken, daha doğrusu, aklıma geldi.

KIB-TEK, KÖTÜ NİYETLE YÖNETİLİYOR…

***

Dünkü yazımın son bölümü şöyleydi:

“KIB-TEK neden bu hallere düştü?

Bu sorunun yanıtını vermeden önce örneğin KIB-TEK yönetim kurulu üyelerinin öz geçmişlerini bilmekte yarar var.

Hangi yetenekleriyle KIB-TEK Yönetim Kurulunda görev yapıyorlar, açıklansın da bilelim.

Bu sistemin doğru çıkış yolunu da yarın yazalım.”

***

KIB-TEK, yıllardır kötü niyetle yönetildi.

Bu tanımlamaya sadece UBP’nin atadığı yöneticiler dahil değildir.

Öteki siyasi partilerden de “kötü niyetli” olanlar var mıdır?

Elbette vardır.

Ancak UBP kökenliler, KIB-TEK’te bozulmanın temelini atanlardır.

CTP’den KIB-TEK’te kötü niyetli yönetim örneği listesine girenlerin sayısı, bir elin parmak sayısı kadar bile yoktur.

***

KIB-TEK düzelemez mi?

Hiç kimsenin kuşkusu olmasın düzelir.

Bunun için çok üst düzey, temiz ve nitelikli yönetim yapısı birinci şarttır.

KIB-TEK’te belirleyici güç olan siyasi erkin patronlarının düzeni bitmeli.

Katı kurallarla nitelikli insanlardan oluşan bir yönetim yapısı oluşturulmalı. Nitelikli insanlar yanında KIB-TEK ve devamında toplumsal yararla KIB-TEK’in yönetilmesini sağlayacak, bağımsız, özerk bir yapı kurumlaştırılmalı.

KIB-TEK, DURUMSAL DEĞİL, KURUMSAL YÖNETİME SAHİP OLMALI.

***

Bir daha yazayım.

KIB-TEK’in mevcut yönetim kurulu üyelerini belirleyen hükümet, bu üyelerin hangi özellikleriyle KIB-TEK yönetim kuruluna atandıklarını topluma açıklasın.

Bekliyoruz.

***

Yazıma son noktayı koymadan okkalı bir hatırlatma yapayım.

Hatırlatma, uyarı olarak da kabul edilebilir.

200 bin tonluk yakıt temin ve taşıma ihalesinin kararı Merkezi İhale Komisyonu (MİK) aşamasındadır.

Teklifler atıldı.

Teknik ekibin de katkılarıyla dosyalar didik didik inceleniyor.

Kuzey Kıbrıs, urup avuçluk bir yer.

Karpaz’da iki kişinin konuştuğu, en çok yarım saat sonra Yeşilırmak’ta duyulur.

Siyasi erki elinde tutanlar!!!

 MİK’i KIB-TEK yakıt ihalesinde adil, doğru kararı verebilmesi için rahat bırakın.

“Şunu kesin, buna olanak yaratın” gibi talimatımsı yaklaşımlardan uzak durun.

Bırakın, hak yerini bulsun.

İhaleyi kazananı, ihaleyi kazanamayanlar tebrik edebilsin.

Keşke MİK ve Teknik Komite toplantıları herkese açık, internet üzerinden herkesin izlemesine açık olsa.

Açık olsa ve kimse, şöyleydi, böyleydi diye konuşamasa.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu