KıbrısManşet

Esnaf ve Zanaatkarlar Odası: Mutlu azınlık rejimi çökmeye mahkumdur

Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası (KTEZO), “çoğunluğun iflası, açlığı ve yoksulluğu üzerinden, onları ezerek kurulan mutlu azınlık rejiminin çökmeye mahkum olduğunu” belirtti. Oda, bu yapıdan kurtulmak için bugüne kadar olduğu gibi sorumluluk almaya devam edeceğini kaydetti.

KTEZO Yönetim Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada, bir devletin sadece vergi topladığı zaman başarılı sayılmadığı ifade edilerek, “Kimden, ne kadar aldığı, topladığı, ardından da aldığını, topladığını nerede ve nasıl kullandığı veya harcadığı çok daha önemlidir” denildi.

Bir ülkenin, bir toplumun doğrudan geleceği ile ilgili olan bu iki konuda tam bir “çuvallama” yaşandığı ileri sürülen açıklamada, “ne yerinden vergi toplandığı, ne de toplananın yerinde kullanıldığı” belirtildi.

Açıklamada, “Dağıtılan ve göz yumulan bunca ranta rağmen, verginin yüzde 75’i dolaylı yoldan, çoğunluğu oluşturan çalışanlardan, ustalardan, sosyal sigorta emeklisinden, esnaf zanaatkârdan, üreticiden yani dar gelirli ve yoksullardan toplanıyor” ifadeleri kullanıldı.

“Toplanan vergiler yerinde kullanıldı mı? Bu toplumun sırtından yarattıkları kaynak nerede ve nasıl kullanılıyor?” soruları sorulan açıklamada, kaynağın, sadece tüketen yapının harcamaları ve devamlılığı için kullanıldığı savunuldu.

“Bu harcamalar içinde toplumun ihtiyaç duyan kesimleri için kaynak yoktur, olmamıştır” denilen açıklamada, son hayat pahalılığı uygulaması ve ekonomik destek paketlerine atıfta bulunuldu.

Açıklamada, “Onlar için TL değer kaybının, yoksulluğun zerre kadar önemi yoktur. Onların vicdanlarında markete gittiklerinde ekmeği düşünerek alanların yeri yoktur. Elektrik, su, iletişim, ulaşım harcamalarından sonra insanların aşsız, eğitimsiz ve sağlıksız kalmaları ilgi alanlarına girmiyor” ifadelerine yer verildi.

“Ülke istihdamının yarısını sırtında taşıyan küçük ve orta boy işletmelerin, esnaf ve zanaatkârların, sigortalarını ödeyip, ödeyemedikleri, kiraya, borca, faize yettirip yettiremedikleri hükümetin kapsamına girmediği” öne sürülen açıklamada, “Genel çoğunluğun bugünden sonra konuta erişip erişemeyeceği ise hiç gailelerinde değil” denildi.

“Pahalılığa daha çok göz yumarak, bu sayede dar gelirliden, yoksuldan daha çok vergi toplayamaya çalışan bir zihniyet ile karşı karşıya olunduğu” iddia edilen açıklamada, gündemi çarpıtmak, şaşırtmak için her şeyin yapıldığı ileri sürüldü.

8 bin 600 TL’lik asgari ücretten vergiyi ortadan kaldırabilecek bir erk dahi olmadığı kaydedilen açıklamada, katma değeri, zenginliği yaratan çalışan insanları hiçe saymanın sonuçlarının ülkeyi kasıp kavurduğu, kaosu daha da büyüttüğü savunuldu.

Açıklamada, “Yıkımlarda, savaşlarda, hangi rejimde yaşıyorsak yaşayalım, yöntem; halkın yanında durmaktır, dayanışmadır, paylaşmayı bilebilmektir” denildi.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu