Hasan HasturerManşet

Yürü Başsavcılık, durma…

Yüzde yüz net bilgilere ulaşamasak da Başsavcılığın, Avustralya’nın en çok aranan isimlerinden biri olan ve adı uyuşturucu kaçakçılığı ile anılan Mark Buddle’ın KKTC’den sınır dışı edilmesinden sonra sürdüğü çalışmaların, geldiği aşamayı büyük ölçüde öğrendik.

Bizler hukuka saygılı insanlarız.

Soruşturmanın, sağlıklı yürütülmesinin, kamu çıkarı bakımından önemi çok.

Ancak, karar verilip, sekiz kişinin her türlü mal varlıklarına tedbir konulması kararı hayata geçirildikten sonra kamu oyunun bilgi edinme hakkının, hayat bulması doğaldır ve olması gerekendir.

KIBRIS Gazetesi bugün tam da bunu yapmıştır.

***

Mark Buddle, birilerinin “girişim” desteğiyle KKTC’ye gelip yerleşti.

Mark Buddle’nin kim olduğunun, en baştan bilindiği konusunda zerre kadar kuşkum yok.

Avustralya’nın en çok aranan isimlerinden biri olduğu ve adı uyuşturucu kaçakçılığı ile anıldığı bilindiği için, yapılan yardımların faturası ağır oldu.

Adam resmen para saçtı.

İddiaya göre benzin istasyonundan, lüks araba satan oto galerisine kadar neler almamış ki…

Bir başka iddiaya göre bir ayağı da İstanbul’da olmuş.

*** ,

Sonunda Buddle’nin Kuzey Kıbrıs’taki varlığı bakımından, film bitti.

Gitmek istemese de zorla gönderildi.

Türkiye’de Avustralya’ya kendini götürecek uçağa binmemek için direndi. Sonunda kendi öz vatanı Avustralya’ya gönderildi..

Cezası neyse çekecek.

O bizim meselemiz değil artık.

***

Buddle, KKTC’den apar topar gitti.

Burada yakınında olanların çoğunda, “emanetçi” gibi Buddle’ın servetinden ciddi miktarların kaldığı konuşuluyor.

Avukatlık hizmeti aldığı, avukat ya da avukatlar biliniyor.

Buddle’la kimlerin ortak şirket kurduğu, nerede ne kadar hisseler olduğunu şirketler mukayyitliğinden başlayarak öğrenmek mümkün.

Tabii, yeter ki niyet olsun.

Niyetin yanında da cesaret.

Öncelikle iki avukat, Emre Kadri ve Batur Sağlamer konuşmalı.

Konuşmak istiyorlarsa Kıbrıs Tv’deki programıma çok rahat konuk olabilirler.

Yazılı açıklamaları için de köşem onlara yine açık.

***

Başsavcı Sarper Altıncık, doğru ve cesur bir hamle yaptı.

Altıncık, toplumu ne zaman aydınlatması, bilgilendirmesi gerektiğini bilecek deneyime sahiptir.

Bu süreç, kamu oyu desteğine ihtiyaç duyulan bir süreçtir.

Kamu  oyu desteği, doğru, sağlıklı bilgilendirmeyle sağlanır.

Cesaret, sınırlı alanda kalır, konu kapalı kapıların arkasına saklanırsa, sonuç alınması zorlaşır.

Başsavcılık bunu bilerek, doğru ve gerekli adımları atmalıdır.

Yoksa, başlatılan süreç yarı yola bile ulaşılmadan biter.

Bu nedenle, yürü Başsavcılık, durma, diyoruz.

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu