Hasan KahveciogluManşet

“Kale”yi içten fethedeceksin…

“Saftirik” Kıbrıslı sanıyor ki, yerel “siyaset”i ele geçiren ana “otorite” diğer alanlara elini uzatmayacak…

Oysa “Başbakan” tayin edip, sonra da onu “parti başkanı” yaptıktan sonra, kaleyi “içten” fethetmek, onlar için tam bir çocuk oyuncağı…

“Kale”nin içinde, hâlihazırda hükümet eden partide “birbirini” yiyen siyasetçiler, birbirine “madik” atarken, aradan sıyrılan “İçkale Petrol” malı götürdü…

KIBTEK, (Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu) bundan böyle elektrik üretmek için yakıtı, AKP “yandaş”ı “İçkale Petrol” firmasından alacak…

Tam 200 bin ton yakıt… Tonu 45. 93,76 dolar…

(Aşırı düşük teklif limiti olan 45 dolar 93.75 Cent’ten bir tık yukarı)

“İçkale”ye bu “ihale”yi vermek, hiç de kolay olmadı…

Tıpkı Faiz Sucuoğlu gibi, ihaleye katılan “yerli” firmalar da, sonuna kadar direndiler…

Mahkemeler’e, Rekabet Kurulu’na koştular…

Bazen “ara emri” aldılar, bazen ihaleyi askıya aldırdılar, bazen iptal ettirdiler, ama yine de “İçkale”yi alt edemediler.  Daha geçen Pazar günü KIBTEK’e 75 dolardan 12 bin ton “doğrudan alım”la akaryakıt satan bu “kale” şimdi ihale ile 45 dolardan satmaya devam edecek.

***

KIBTEK, bir “devlet” işletmesi…

Yıllardan beridir ihale açıyor, yakıt alıyor, elektrik üretiyor, özel sektörün ürettiği elektriği aracılık yaparak yüksek kârla tüketiciye satıyor…

Yakın tarihe kadar; yakıt vardı, yoktu, gemi geldiydi, geç geldiydi; bunların hiçbirisi “haber” değeri taşımıyordu…

Bu konularla kimse ilgilenmezken, aniden bu “kurum” hallaç pamuğu gibi oradan oraya savrulmaya başladı…

Skandalların, çetelerin, yolsuzlukların, ihale mafyası gibi iddiaların odağı durumuna geldi.

KIB TEK 2018 yılında 125 Milyon TL kâr etmiş, 15 milyon TL. gelir vergisi ödemişti.

Arkasından “Ekonomi Bakanı” TC kökenli Erhan Arıklı’nın sorumluluğuna verilince

Kıbrıslı Türkler’in en önemli “toplumsal değerlerinden” biri olan KIBTEK “Arap saçına” döndürüldü.

Oradan oraya savruldu…

Milyarlarca lira zarara uğratıldı…

Yakıt alamayacak durumlara düşürüldü…

AKSA’dan aldığı elektriğin parasını ödemeyedi…

Arıklı, Şubat 2018’de Ekonomi Bakanlığı’nı Sunat Atun’dan devralmıştı. O gün kurumun tanklarında 30 bin ton yakıt vardı. Arıklı, bakanlığı devrederken ise tanklarda 7 bin ton yakıt kalmıştı.

Arıklı, göreve geldiğinde kurumun ambarlarında 16 milyon Dolar değerinde malzeme bulunuyordu. Giderken, 6 milyon Dolar değerinde malzeme vardı.

Sunat Atun, Arıklı’ya kurumu 46 Milyon TL borçla devretmişti. AKSA’ya borç sıfırdı. Arıklı bakanlıktan giderken, 1 milyar TL. borç bırakarak gitti.

Bu “çöküşün” hesabını biri sordu mu?

Arıklı, hesaba çekildi mi?

Bir TC kökenli siyasetçinin, Kıbrıslı Türkler’in en değerli ekonomik varlığını (KKTC bütçesi 13 milyar, KIBTEK bütçesi 8 milyar TL.) “hovardaca” yok etmesine nasıl göz yumuldu?

Hatta, başlangıçta kurum hakkında ortalığı velveleye vermişti, “Bu düzene çomak soktum” demekteydi, iddialarının arkasında durdu mu?

Söylediklerini yargıya taşıdı mı? Meclis’e götürdü mü?

“Siyasetten daha güçlü” dediği mafyanın üzerine yürüdü mü?

Hiçbir şey yapmadı…

Daha sonra “ihalesiz alımlar” döneminde, akıl almaz “cambazlıklar”a şahit olduk.

Birçok rezillik Sayıştay raporlarına da yansıdı…

Uluslararası ihale dendi, öncelikle…

Arkasından “kararname” ile ihaleye çıkmadan doğrudan “akaryakıt” alımları yapıldı…

Şimdi ihaleye 45 dolar veren firmadan 150 dolara akaryakıt satın alındı…

Sonra, sendikanın, muhalefetin sert tepkileri ve mahkeme korkusu yüzünden “doğrudan alım”lardan vazgeçildi…

KIBTEK’te 5 ayda 5 kez, Yönetim Kurulu Başkanı değiştirildi…

Yeniden “ihale” yolu ile alıma geçildi ancak, ihaleler ikide bir fırt zırt ve “aniden” iptal edildi…

Neler denendi neler…

Erhan Arıklı’nın yüzlerce “tankerle” Kıbrıs’a akaryakıt taşıtmaya kalkması, bu sürecin en “sorumsuz” halkalarından birini oluşturdu…

Kavga büyüdü…

“Devletten devlete alım” dediler… TC’nin devlet kuruluşu “TPIC’dan (Turkish Petroleum International Company) alacağız” dediler…

Sonra nasıl olduysa, onu da devre dışı bıraktılar…

“İhalesiz akaryakıt alımları” sürecinde yaşananlar, elektrik tüketicisini adeta canından bezdirmişti…

-Gemi gelmedi…

-Gemi geç geldi…

-Gemi geldi ama açıkta bekliyor çünkü KIBTEK parasını ödemiyor…

Kıbrıslı tüketici hep bunları dinleyerek geçirdi yazı…

Özellikle Temmuz ayında, günün önemli bir bölümünde elektrik kesintileri yaşanıyordu…

Hem elektrik yoktu, hem de her gün yüzde 300’lere varan zamlar yapılıyordu…

Ve sonunda “İçkale” tüm kalelerimize bayrağını çekti…

İçkale’den 15 dolar daha düşük teklif veren firma, soluğu mahkemede alacak…

İhaleden “elenen” diğer firmaların da açıklamaları var. “Kandırıldık” diyorlar…

Başbakan Üstel, azlettiği Sunat Atun’u “pahalı akaryakıt” alımı konusunda suçluyor…

Atun ise ihale tekliflerinin KIBTEK yönetimi tarafından değerlendirilmediğini söylüyor.

İddiası korkunç: “Başbakanlık müsteşarlığının teklifleri toplayıp kazananı belirlemesi benim istifa gerekçemdir.”

En düşük teklifle elenen firmanın iddiası da şu: “Ne olduysa son yarım saatte oldu.”

Aslında “proje” yıllardan beridir biliniyor…

Ankara hükümetleri 1994’te ilk santral kurulduğundan beri ısrarla şunu talep ediyor:

“KIBTEK’i özelleştireceksiniz…”

Şimdiki durumla eskinin bir tek farkı var… AKP’nin hoyrat üslubu… “Kale”yi içten ve korkusuz manevralarla fethetme kabiliyeti…

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu