KıbrısManşet

Mahkemenin kararını önlemek için İçişleri Bakanlığı’nın yoluna bakınız!!!

Halit Karabaşoğlu, KKTC’ye giriş yasağına karşı yargıya başvurdu. Davanın görüşülmesinin hemen öncesinde İçişleri Bakanı Ziya Öztürkler, Polis Genel Müdürlüğü ve Muhaceret Dairesi Müdürlüğüne, kararın iptal edildiğini bildirdi. Mahkeme sonrası karar aynen yeniden alındı…

Mahkemeye saygısızlık

KKTC İçişleri Bakanlığından, 5 Ağustos 2022 tarihinde Polis Genel Müdürlüğü’ne verilen resmi talimatla, organize suç örgütleri, sanal bahis çeteleri ve çeşitli suçlarla adı anılan 77 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının KKTC’ye girişi yasaklamıştı.

Savoy Hotel’in sahipleri arasında bulunan ve hotelin sevk ve idaresini yapan Halit Karabaşoğlu, TC ve  KKTC’de hiçbir suçu olmadığı için yasaklama kararına karşı Avukat Hasan Yücelen aracılığıyla, yargıyı başvurmuştu.

14 Eylül tarihli Kıbrıs gazetesinde, haberi, “Avukat Hasan Yücelen, KKTC İçişleri Bakanlığı ve öteki kurumlara Türkiye ve KKTC’de hiçbir suç dosyası olmayan Halit Karabaşoğlu’nun KKTC’ye girişinin neden yasaklandığını soruyor…” üst başlık ve “Yasaklamanın arkasında başka hesap mı var?” başlığı ile vermiştik.

Halit Karabaşoğlu’ nunun karar karşı Yüksek İdare Mahkemesinde açtığı davanın, görüşülmesinin hemen öncesi İçişleri Bakanı Ziya Öztürkler, Polis Genel Müdürlüğü ve Muhaceret Dairesi’ne gönderdiği yazıda, 5 Ağustos 2022 tarihli yazısını iptal ettiğin bildirdi.

Öztürkler’in bu yazısı Savcılık tarafından Mahkemenin bilgisine getirilmesi üzerine, bir anlamda dava nedeni ortadan kalktı.

Bu gelişmeden sonra 19 Eylül 2022’de kararı iptal yazısına imza atan Ziya Öztürklerin, bir gün sonra 5 Ağustos 2022 tarihli kararı yeniden uygulamaya koyan bir karara imza attığı öğrenildi.

Hukuk çevreleri bu tutumu MAHKEME SAYGISIZLIK, olarak nitelerken, aynı zaman da ciddi bir suç olduğunu da ifade ediyorlar.

Yeni bir evre ve sürece girildi

Konuyla ilgili KIBRIS Gazetesine konuşan Hasan Yücelen, “Müvekkilim Halit Karabaşoğlu ile ilgili yeni bir evre ve sürece girmiş bulunmaktayız” dedikten sonra şunları söyledi:

17 Ağustosta dosyalamış olduğumuz ara emri ile ilgili süreç devam ederken iddia makamı adına gelen savcı bu alınan kararla ilgili gerekli adımın atılacağını ve bu yönde bir karar üretileceğini tarafımıza ileterek birkaç celse mahkemenin ertelenmesi yapılmıştır. Dün itibariyle yapılan mahkemedeki duruşmada iddia makamının adına gelen ilgili savcı, Halit Karabaşoğlunun ülkeye girişiyle ilgili alınan 5 Ağustos 2022 tarihli kararın iptal edildiğini ve yazının geri çekildiğini bu nedenle bu davaya konu kararın ortadan kalktığını beyan ederek ilgili karar numarasını tarafıma vermiştir.

Biz ilgili kararın ne olduğunu ve bizi kapsayıp kapsamadığını öğrenmek amacıyla Muhterem Mahkemeden süre talep etmiş olup, gerekli düzenleme yapılmış ve adaya girişini engelleyen karar ortadan kalmışsa davayı daha sonra ileriyegötürmeyeceğimizi beyan ettik.”

Önce iptal sonra aynı karar yeniden alındı

Avukat Yücelen, çarpıcı sözlerini şu içerikle sürdürdü: “Mahkememiz 3 Ekime ertelenerek bu süre zarfında da ülkeye girişinin yasak olmasını sağlayan kararın ortadan kaldırıldığını ve/veya iptal edildiğini görmek amacıyla ilgili bakanlığa gittim.

Ancak ilgili bakanlığa gittiğim zaman 19 Eylül tarihinde ilgili 5  Ağustos tarihli kararın iptal edilmiş olduğunu, bununla ilgili polise gönderilmiş olan yazının geri çekildiğini gösteren bir yazıyı tarafıma verilmiştir..

Bu bizim davamızı zayıflatmak ve davamızı ortadan kaldırmaamacıyla alınmış olan bir karar olduğunu kısa sürede öğrendim..

Çünkü 19 Eylül’ün hemen akabinde ertesi gün müvekkilimin ülkeye girişini tekrardan yasaklayan yeni bir karar alınmıştır. Bu kanunca hukuku yanıltmak ve aldatmaktan başka bir amaca hizmet etmemektedir.

Eğer siz bu kararı geri almışsanız ve bu kararın hatalı olduğunu kabul ediyorsanız tekrardan yeni bir karar alarak bizim davamızın sakatlanmasına sebep olmak dışında başka herhangi bir amaca hizmet etmemektedir.

İki yüzlü ve işgüzar bir karar

Bu iki yüzlü ve işgüzar bir işlemdir” diyen Yücelen sözlerini şöyle tamamladı:

“İlgili kararın tekrardan alınması kanımca mahkemeyi de yanıltmak ve aldatma niteliği taşımaktadır. Eğer karar hatalı bir kararsa bu kararın sonuçlarının ortaya çıkması gerekmektedir.

Eğer bu karar doğru bir kararsaydı, Başsavcılığın uyarılarına rağmen bakanlık olarak neden 19 Eylülde ilgili karar iptal edilmiştir?

Bunlar sorulması gereken meselelerdir ve halkın vatandaşın devlet kurumlarına karşı güvenini zedeleyen işlemlerdir.

Önce bir karar alınmış girişi yasaklanmış, daha sonradan 19 Eylülde evet biz hata ettik bu geri çekiyoruz” denildi. Akabinde bir gün sonra tekrar ayni kişiye giriş yasağı konuldu. Bu hukuk devletlerinde olabilecek işlemler değildir. Bu hukuka ve yargıya saygısızlıktır.” (KIBRIS Gazetesi)

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu