Hasan HasturerManşet

Acı gerçekleri görürken, sizlerin söyledikleri midemi bulandırıyor.

Kıbrıs Türkü, çok ciddi bir değerler erozyonu yaşıyor.

Alın teriyle kazanma çizgisinden uzaklaşmayanlar, bir anlamda alınlarında “eşşek” yazılı olanlardır.

Hiç kuşkusuz, alın teriyle kazanma çizgisinden asla uzaklaşılmamalı.

Gün gelecek Kıbrıs Türkü, “hırsızlardan” mutlaka kurtulacak.

Eşkiyanın dünyaya hükümdar olamadığı gibi, bizim hırsızlar da bu topraklarda hükümdar olamayacak.

***

Sanki da başımızda bulunanlar, bu topraklarda yaşamıyor.

Bakan olanlar, iş yapacağına, her Allah’ın günü bildiri yayımlıyor, açıklama yapıyor.

Zaman zaman, “Durumun farkındayız, daha iyi olması için çalışıyoruz. Çalışamaya devam edeceğiz” dense de, pratikten haberlerinin olmadığını görüyoruz.

Çünkü onlar, çok başka bir dünyada yaşıyorlar.

***

Uyuşturucu aldı başını gidiyor.

Böyle giderse, yakın gelecekte, tüm çabalar, engellemeye, önünü almaya, durdurmaya yetmeyecek.

Her gün uyuşturucu bağımlısı listesine, yeni gençler, çocuklar ekleniyor.

Okullara, uyuşturucu pazarlamak için yeniden kayıt yaptırmak isteyenlerden yetkililerin haberi var mı?

Yoksa, Lefkoşa’daki bazı okullardan tur atsınlar.

Tur atarken, gerçeklerle yüzleşmeye hazır olsunlar elbette.

***

Yokluk, açlık, sefalet kampına sizler bu satırları okurken, yenileri katılmıştır.

***

Hanımefendiler, beyefendiler!!!

Başımızda kısılıp, içinde zerre kadar insanlık kırıntısı olanlara sesleniyorum.

Sosyal sıkıntılar, sosyal patlamaya dönüşmüştür.

Kulaklarınızı, gözlerinizi açınız…

“Damarlarında asil Türk kanı taşıyor” dediğiniz gençlerimiz, her gün fire veriyor.

Yokluk, yoksulluk, sefalet, dirençlerini zayıflatıyor.

Aklınızdan geçirmek istemediğini tekliflerle yüzleşen gençlerimiz var.

Çok mu uzaklardadırlar?

Hayır, Cumhurbaşkanlığının, bakanlıkların, ünlü şirketlerimizin, en çok 10 – 15 dakikalık yürüyüş menzili içinde.

***

Yıl 2022…

1963 sonra, Rum kuşatması altındaki dönemde olduğu gibi yokluk içinde değiliz.

O yılları yaşayanlardanım.

Çok zor yıllardı.

Ancak, toplumsal dayanışma içinde, ahlaki değerlerde erozyonsuz bir hayat vardı.

Şimdi, askerimiz, polisimiz sayısını bilmeyeceğimiz kadar çok.

Ancak gençlerimiz savunmasız.

Sefalet, çekirdek aileleri darmadağın etti.

Aileler artık orta direksiz.

Küçük çocuklarını eve kilitleyip, işe gidenler var.

Daha mı istiyorsunuz?

Annesinin sağlık sorunu bozuldu diye, okuldan çıkınca, hatta bazı günler okula gitmeyip, evlere temizliğe giden 15-16 yaşında kız çocuklarının varlığını adım gibi biliyorum.

***

Daha mı istiyorsunuz?

KKTC’nin başkentinde yırtık, altı sökülmüş ayakkabı için okula gitmekten utanıp, ya evde kalan ya da okul saatini sağda sola geçiren  gençlerin varlığını hayal ediyor musunuz?

“Yok da…” demeyin.

Dün, bazı iş insanlarına ulaşmayı denedim.

Bu gün de deneyeceğim.

Kıbrıslı deyişiyle, “Potini” olmayan gençlere potin alacak katkıyı yapmalarını isteyeceğim,

***

Lütfen, “Vatan- millet – sakarya” nutuklarından vazgeçin.

Acı gerçekleri görürken, sizlerin söyledikleri, midemi bulandırıyor.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu