Hasan HasturerManşet

Atatürk, demokrasinin ön koşullarını hazırlıyordu

Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünün üzerinden tam 85 yıl geçti.

Dünyada ölümünün üzerinde bırakın 85 yıl, 10 yıl geçtikten sonra başardıklarıyla, düşünceleriyle, eserleriyle yaşayan lider sayısı, bir elin parmaklarını bulmaz.

Atatürk, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkıp Kurtuluş Savaşı meşalesini ateşledi. Kurtuluş Savaşı, çok zor koşullar altında başarıldı. Cumhuriyet kuruldu.

Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin 15 yılını görebildi. 10 Kasım 1938’de saatler dokuzu beş geçeyi gösterirken son kez nefes alıp verdi. Tıp kurallarına göre öldü. Atatürk ölene dek Türkiye Cumhuriyeti’nin özünü koruyarak kendini yenileyecek bir demokrasiye sahip olmasını amaçladı.

Mustafa Kemal Atatürk, her şeyden önce devrimci bir kişiydi. Devrimci kimliği olmasaydı, Türkiye Cumhuriyeti’nin karakterini belirleyen değişimler asla gerçekleşemezdi.

10 Kasım 1938’den günümüze, dünyada çok şeyler değişti. Ancak çağdaş yorumlaması dikkatle yapıldığı zaman Atatürk ilke ve devrimleri bugün de ilk gün kadar güncel özellik taşımaktadır.

*      *       *

Mustafa Kemal Atatürk, on dokuzuncu yüzyılda dünyaya geldi. Yirminci yüzyılda sadece Türkiye değil dünya tarihine geçen bir lider, bir önder kimliğiyle Kurtuluş Savaşı’nı yönetip Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasını sağlamıştır.

Atatürk, 20. yüzyılın liderinden biridir. 20. yüzyıl, dünya tarihini geçen ancak bugün ülkelerinde bile anılmayan uluslararası kimlik kazanmış pek çok lideri eskitip tarihin çöplüğüne suçlu olarak gönderirken düşünceleriyle Mustafa Kemal Atatürk, 20.yüzyıldan 21. yüzyıla geçen,  tek liderdir. 

*     *      *

Mustafa Kemal Atatürk, O’nu anlamak bilmek isteyenler için çok kolay, anlamak istemeyenler için ise çok zordur.

Mustafa Kemal Atatürk başka, Türkiye Cumhuriyeti başkadır. Mustafa Kemal Atatürk hayattayken Kemalizm yoktu. Bu nedenle “Atatürk Kemalist miydi?” sorusunu sormaya kalkmak bir cehalet örneğidir.

Kemalizm, Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümü sonrası, düşüncelerinin sistemleştirilmeye çalışılmasıyla ortaya çıkmıştır. Ve ne acıdır ki demokratik ya da demokratik olmayan yollardan devlet yönetimini eline geçirenler Kemalizmi, başarısızlıklarına, hırsızlıklarına, halkı devre dışı bırakmalarına, her türlü hatalarına kılıf olarak bile kullanmışlardır.

Acı ama gerçek olan Mustafa Kemal Atatürk’e en büyük saygısızlığı O’nu ağızlarına sakız yapıp sözlerini istedikleri gibi kullanmaya çalışanlar yapmaktadır.

En zor koşullarda tarihin en büyük başarılarından birine imza atan Mustafa Kemal Atatürk’ü devlet yönetimini ele geçirdikten sonra her şeyi yüzlerine gözlerine buluşturanların Atatürk’ün ağızlarına almaya ne hakları vardır?

Türkiye’de ve KKTC’de gerçek Atatürkçülükle, söylev, nutuk Atatürkçülüğü birbirinin içine geçirildiği için bilinçle beslenen bir dikkatiniz yoksa farkı yakalamanız hayli zordur.

Atatürk ilke ve devrimlerini gelecek kuşaklara en iyi şekilde taşımak için günlük politika için malzeme yapanların elinden Atatürk’ü kurtarmak gerekir.

*          *        *

Mustafa Kemal Atatürk, gerçek bir demokrat ve demokrasi aşığıydı. Demokrasinin d’sinin olmadığı bir dönemin ardından Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. O günlerde cumhuriyeti, demokrasi kültürünü kabul etmeyen, ilk fırsatta cumhuriyeti ortadan kaldırmak isteyenler vardı.

İşte o koşullarda Mustafa Kemal Atatürk, attığı tarihi adımlar ve devrimlerle Türkiye Cumhuriyeti’nde demokrasiyi de hazırlıyordu.

*        *        *

Nadir Nadi, 10 Kasım 1984’te Cumhuriyet gazetesi başyazısından dönemin iktidar partisi Demokrat Parti’nin çok önemli bir yetkilisiyle yaptığı konuşmayı anımsatıp şunları yazmıştı.

“…Devlet sorumlusu ile tartışmamız uzun sürdü. Biz hükümetin davranışının, ne Atatürk ilkelerine ne de demokrasiye yakıştığı düşüncesini savunuyorduk. Bir aralık sinirlenen o devlet sorumlusu ünlü kişi bana dönerek:
– Sanki Atatürk zamanında bizde demokrasi var mıydı? gibilerinden bir çıkış yaptı. Böylece beni mat ettiğini sanıyordu. Tek parti döneminde gerçekten çağdaş anlamıyla demokrasi yoktu.

Kendisine kısaca:
– Atatürk kendi döneminde demokrasinin önkoşullarını hazırlıyordu! dedim. Yanıt bulamadı.”

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu