Ertanch HidayettinManşet

Sistemik ırkçılık çocukları öldürüyor

Awaab Ishak her zaman gülen sevimli bir bebekti. Ailesi ile Manchester şehrinin yakınlarındaki Rochdale kasabasında yaşıyordu.


21 Aralık 2020 tarihinde, 2 yaşını kutladıktan bir hafta sonra hayata gözlerini yumdu.

Ölüm nedeni? Solunum yetmezliğinin neden olduğu kalp krizi.

Solunum yetmezliğine neden olan unsur? Ailenin kaldığı 1 yatak odalı kiralık dairenin çok kötü yaşam şartları.

Apartman konutlarını yöneten kurum, Rochdale Boroughwide Housing Association sorumluluğu yüklenip aileden özür dileyeceklerine ortaya binbir bahane atmakla meşgul.

Awaab’ın babası Faisal Abdullah defalarca Kurum yetkililerine dairenin kötü durumu hakkında şikayette bulunmuş ve ailesinin daha uygun bir konuta transfer edilmesini talep etmişti. Babanın tüm çabaları yetkililerin ilgisizliği ile karşılaştı.

Çocuğun ölümünden aylar önce aileyi ziyaret eden Sağlık Ziyaretçisi Caroline Ryan, uzun bir mektupla ailenin yaşadığı konutun özellikle Awaab’ın sağlığını çok kötü etkileyecek durumda olduğu hakkındaki endişelerini belirtmiş ve ailenin oradan çıkarılıp başka bir konuta yerleştirilmesine öncelik verilmesini talep etmişti.

Caroline Ryan’ın mektubu apartman dairesinin durumunu grafik bir şekilde belirtiyor. Mektup, mutfak ve banyonun nemli duvarlarında siyah küf mantarlarının bulunduğuna dikkat çekip durumun acilliğini gözler önüne sermişti.  

15 Kasım 2022 tarihinde yapılan Adli Tıp Mahkemesioturumunda Savcı Joanne Kearsley, Awaab’ın ölüm nedeninindirekt olarak konutta oluşan küflenme olduğuna karar verdi. Savcı, ayrıca Rochdale Boroughwide Housing Association konut kurumunu ailenin şikayetlerine kayıtsız kaldıkları içinşiddetle eleştirdi.

Savcı duruşma esnasında şu can alıcı soruyu sordu: “Nasılolur da 2020 yılında, Birleşik Krallık’ta 2 yaşındaki bir çocukküf sonucunda yaşamını yitirebilir?”.

Acilen cevaplandırılması gereken bir soru.

Aynı yıl, 16 Aralık 2020 tarihinde Southwark Adli Tıp Mahkemesi tarihi bir karar vermişti. İlk kez hava kirliliğinin bir kişinin ölüm nedeni olduğu kararını.

Güney Londra’nın çok işlek bir çevre yoluna yakın bir evde yaşayan 9 yaşındaki Ella Adoo-Kissi-Debrah 2013 yılındaastım krizi sonucu yaşamını yitirmişti. Ella ender bir astımhastalığından muztaripti. Hava kirliliğinin yarattığı partikülleronda ciddi bir alerji yaratırdı.

Küçük Ella’nın ailesi de defalarca Southwark Belediyesine başvurup çocuğun sağlık durumu için başka bir eve transfer talebinde bulunmuşlar, ancak onlar da tıpkı Awaab’ın ailesi gibi yetkililerin ilgisizliği ile karşılaşmışlardı.

Acıların en büyüğü, evlatlarını kaybetme acısı yaşayan bu iki aile arasındaki benzerlikler bulunuyor. Her iki de aile daha iyi yaşam şartlarına kavuşmak için ülkeleri Sudan ve Nijerya’dan gelen göçmenlerdi. Büyük umutlarla geldikleri ülkede aradıklarını bulamamalarına ek olarak büyük kayıplar verdiler. Evlatlarını kaybettiler.

Neden? Çünkü onlar yoksuldu. Çünkü göçmendiler. Yetkililerin bürokrasisini, umursamazlığını aşmaya güçleri yetmedi.

Her iki davanın savcıları tarihi kararlar verdiler ve iki çocuğun ölümünden kaldıkları konutların sahiplerini sorumlu gösterdiler. Onları şiddetle eleştirdiler.

Bu adli tıp mahkemesi kararları ileride çok güç konut şartları içerisinde yaşayan yoksul ailelerin aynı kaderle karşılaşmalarına engel olacak mı? Sanmıyorum. Hayır, eminim. Kesinlikle olmayacak.

Covid Pandemisi etnik azınlıkların nüfuslarına orantısız olarak çok büyük kayıplar verdiklerini göstermişti. Sistemik, kurumsallaşmış ırkçılık tüm çıplaklığı ile karşımıza çıkmıştı. Bu iki ailenin yaşadıkları da elbette bu ırkçılığın bir sonucudur.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu