Hasan HasturerManşet

Açıkgözlük mü, sahtekarlık mı?

Dünyada, ünlü markaların taklitlerinin ciddi bir Pazar payı var.

Kuzey Kıbrıs’ta da özellikle, geçiş noktalarına yakın yerlerde aklınıza gelen her türlü ürünün emitasyonu, sahtesi, taklitivardır.

Ancak özellikle Lokmacı ve Arastadaki dükkanlardan satılan formadan, ayakkabaya, ayakkabıdan, çantaya kadar tüm çeşitlerin emitasyon yani taklit olduğunu satan da bilir, alan da.

Yıllar önce bu konuyu ele aldığım zaman, Ticaret Odası’nın o dönemki yetkilileri, ‘Emitasyon olduğu gizlenmediği sürece, ortada ahlaki bir sorun yoktur’ demişti.

Neden?

Çünkü orijinal denilerek ve orijinal fiyatıyla satılmıyorlar.

***

Dünyada, ünlü markların, taklitlere karşı bir savaşı vardır.

Hiç kuşkunuz olmasın, KKTC tanınsa, Kuzey Kıbrıs uluslararası hukuk sınırlarına dahil olsa, emitasyon ürünler bu kadar rahat satılamayacak.

Zaman zaman Rum kontrol noktasında bu bağlamda yapılan kontrollerde, Kuzeyden alınan taklit ürünlere el konulduğunu da biliyoruz.

Uluslararası, kurallarla bizdeki bu durumun örtüşmediğini biliyor muyuz?

Biliyoruz.

Savunuyor muyuz?

Savunmasak da fiili durum olarak, esnafımızın çıkarına olduğu için susarak kabulleniyoruz.

***

Bir zamanlar bu sahte ürünler, özellikle konfeksiyon başlığı altında ki bazı türler Kuzey Kıbrıs’ta da üretiliyordu.

Şimdi neredeyse tümüyle Türkiye’den ithal ediliyor.

Gümrükte bu ürünlerin taklit ürünler olduğu biliniyor.

Yine gümrük işlemleri yapılıyor. Tabii orijinal fiyatla değil, taklit fiyatlarına göre.

Bazı ürünler ise Çin’de üretiliyor.

Çantalar, gözlükler, saatler taklit ürünlerin ‘Anavatanı’ olan Çin’den geliyor.

***

Taklit ürünün pazarlamasında, satışında ahlak aranır mı?

Elbette aranır.

Taklit ürünü, orijinal diye satmak, resmen sahtekarlıktır.

Özellikle güneş gözlüğünde bunu yapanların varlığını örnekleriyle dinledim.

Kadının biri, aradığı bir model için orijinal güneş gözlüğü satan bir işyerine gitmiş.

‘ Maalesef bizde yok’ yanıtını alınca, başka yerlere yönelmiş.

Bir müddet sonra aynı işyerine yolu yine düşmüş. Gözünde de güneş gözlüğü… Orada gözlüğü incelendiği zaman emitasyon,yani taklit olduğu ortaya çıkmış…

Kadın resmen ağlamaya başlamış.

‘ Git geri verip, paranı iste’ önerisine uymuş.

Gidip, ya paramı verin ya da dava edeceğim, deyince parasını geri almış.

***

Kadın neden ağlıyordu?

Çünkü orijinal olmayan güneş gözlüğüne, orijinaline çok yakın, para ödemişti.

… Ve ticari ahlaksızlığın özünü öğrendim.

Taklit ürünü getiren, özellikle bir kişi, piyasasını çok ustaca yönetiyormuş.

Nasıl?

Orijinal güneş gözlüklerinin fiyatları, yakın takibe alınıyor… O fiyatların birkaç yüz TL altında fiyat belirleniyor.

Lokmacı, Arasta bölgesindeki gibi ciddi fiyat farkı olsa, alıcı sahte ürün olduğunu anlayacak. Az fiyat farkı olunca, satın alanın, aklına, ‘ Bu gözlük taklit mi?’ sorusu gelmiyor.

***

Bu yapılanın adı, açık gözlük değil, sahtekarlıktır…

Herkes gözünü dört açsın.

Sahtekarların oyununa gelinmesin…

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu