Hasan HasturerManşet

Gençlerle, kaldırım sohbeti…

Yeni nesli, kendi deneyimlerinize göre, alışılmış kalıplara koyarak tanımaya çalışırsanız, asla tanıyamazsınız.

Altmış- altmış beşi, devirenlerden empati yeteneğine güvenenlerin empati yeteneği de, bu konuda pek işe yaramaz.

***

Dün öğleden sonra Dereboyu’nun kuzey ucunda, kaldırımda bir grup gençle, benim için öğreticilikten öte, keşfedici harika bir sohbet yaptım.

Daha, sohbet buluşmamızın başında, sohbetin kendi açımdan çok verimli olacağını anladım.

Benle ilgili güncel konuları da, konuşma isteği onlardan gelmişti.

Fark ettim ki, saygıda asla kusur etmeden, soru sormaktan öte sorgulama yetenekleri vardı.

Buna çok sevindim.

Benle ilgili kullandıkları güzel sözcükleri elbette buraya alacak değilim.

***

Farklı görüşten, parti bağı olan gençlerdiler.

Daha çok konuşan, daha çok soran, daha çok sorgulayan UBP’li olandı. Sanki de tüm arkadaşlarının sözcüsüydü.

Farklı görüşlerde olmalarına rağmen müşterek saptamaları vardı.

Dört gençle konuşarak ne kadar yaygın kanaate ulaşılabilir?

Bu soru yerinde bir sorudur.

Ancak uzunca bir süredir, farklı ortamlarda, farklı bölgelerden gençlerle konuşuyorum.

Dünkü sohbetim, düşüncelerimde netleşmeye katkı bakımında benim çok işime yaradı.

***

Gençler ne olup bittiğinden haberdar mı?

Evet, haberdar.

Kulakları delik.

Siyasi parti ortamında, genç yaşlarına rağmen deneyim biriktirenler, kimin ne olduğunu, oturdukları koltuklarla kapasitelerinin ne  kadar örtüştüğünü, dört dörtlük biliyorlar.

***

Partileri şirket gibi, kendilerini de ayrıcalıklı A hissedar görenler, toplum genelini yorduğu gibi, gençlerin de çok yönlü olumsuz tepki birikimlerine neden oluyor.

Haksız mı gençler?

Değil.

Bulunmaz Hint Kumaşı özelliği olmadan, bulunmaz Hint Kumaşı muamelesi görmek isteyenler çok.

***

Şunu gayet açık gördüm.

Güven duyulmayana, saygı da duyulmuyor.

Güven duyulmayana, saygı duyulmuyor ve devamında siyasal önderlikleri de kabul görmüyor.

İşte tam da bu noktada, yaklaşan yerel seçimlerin çok büyük sürprizlere açık olduğunu anladım.

İpsiz, gençlerin sayısı çok.

İpsizliği, kötü anlamda kullanmıyorum.

İpleri olmadığı için kimse onları çekip, istediği yöne götüremeyecek.

Bunun farkında olmayanlar, özellikle partili gençleri, “gel” denildiği zaman gelen,” git” denildiği zaman giden, “otur” denildiği zaman oturan, “kalk” denildiği zaman kalkan, gençler olarak görüyor.

Hiç de öyle olmadığı sandıklar açıldığı zaman GÖRÜLECEK.

***

Buralarda gelecek görmekte zorlanan gençlerin, sayısı her geçen gün artıyor.

Anne – babalar, bir yanda çocuklarını bu topraklarda, yanlarında görmek istiyor, öte yanda, daha iyi bir gelecek için yurt dışında gelecek aramalarına boynu bükük razı oluyor.

Arzu edilmeyen bu durumda faturayı da siyasilere kesiyor.

***

Bir süre önce parti bağı olan bir başka gençle konuşurken, “Bana söylediklerini partinin önde gelenlerine de söylüyor musun?” diye sormuştum.

Yanıtı ilginçti. “ Söylemem abi. Çünkü,  bir kulaklarından girer ötekinden çıkar. Boşuna nefes tüketmem.”

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu