Hasan HasturerManşet

Kahramanları da bilelim, casusları da…

Bu satırların yazarı olarak Türk Mukavemet Teşkilatı’nı (TMT) asla küçümsemem ve önemsizleştirmem.

TMT ile ilgili bilgileri, çapraz sorgulama ve teyitle bilmek, öğrenmek isterim.

TMT’nin resmi kuruluş tarihi 1 Ağustos 1958.

İki yıl sonra Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu.

Kıbrıslı Türkler de Cumhuriyetin bir parçasıydı.

Bize göre EOKA aktif olduğu için TMT’de aktif olmaya devam etti.

Rumlara göre ise TMT aktif olduğu için EOKA aktif kaldı. Bizzat Papadopulos’tan dinledim. Akritas planının yazılma nedeni, onlara göre TMT’nin silah temin ve dağıtımı başta olmak üzere aktif olmasıydı.

***

TMT ve EOKA’nın buluşma noktası casusları, ihanet eden görüp, ölümle cezalandırmasıydı.

TMT, kuruluşundan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin oluşumuna kadar geçen sürede İngiliz Sömürge dönemini yaşadı.

Tabanca taşımanın idam nedeni sayıldığı bir dönemde TMT’nin örgütlenmesi elbette kolay değildi.

EOKA’ya karşı, Kıbrıslı Türkler, İngilizin safında, hem komando, hem de polis yazıldı.

Çok doğal olarak İngiliz, Kıbrıslı Türklerden bazılarını, bilgi edinme maksadıyla kullandı.

İngiliz’in görevlendirdikleri de kendilerine bilgi sağlamak için başkalarından yardım aldı.

TMT, Kıbrıslı Türklerin, İngiliz’e komando ya da polis yazılmasına engel olmadı, yasaklamadı.

***

Görevleri gereği İngiliz’e bilgi toplamak zorunda olanlar vardı.

Bu insanlar için bulundukları konum gerçekten zordu.

Bir tarafta resmen görevlisi ve çalışanı olduğu İngiliz Sömürge idaresi, öte yanda mensubu oldukları Kıbrıs Türk Toplumu.

Dahası Kıbrıs Türk Toplumu, İngiliz Yönetimini düşman görmüyordu. Düşman olsa, o kadar Kıbrıslı Türkün, İngiliz asker ve polis yapısında görev almasına izin verilir miydi?

Tam da bu noktada EOKA ve Rum toplumu açısından durum farklıydı. Rumlar için İngiliz sömürge idaresi bir bütün hedefti, düşmandı… İngiliz’le işbirliği, düşmanla işbirliğiydi.

1960’ta Kıbrıs Cumhuriyeti kurulduğu zaman İngiliz idaresi, kendisine özel görev yapanlara, ciddi parasal destek vererek İngiltere’ye yerleşmelerine olanak yaratmıştı.

***

TMT ile ilgili, yaşanmış hikayeleri değil,  sorgulanmış önemli bilgileri bilmeyi en çok isteyenlerdenim.

Bu arada kahramanları bilirken, gerçek casusları da bilmek hakkımız var.

Adaya gelen silahları ihbar etmek en ağır suçtu. O suç yüklenerek sokak ortasında öldürülenler oldu.

Gel görün ki o cinayetlerle ilgili, “Aslında masumdu. Farklı nedenlerle öldürüldü” diyenler de, gerçek casusların, bir biçimde korunduğunu iddia edenler de var.

Hem de isimleri verilerek.

Hatta ikisi hayatta, üç “yetiştirilmiş” casustan ikisinin Beyrut’ta para karşılığı bilgileri, belgeleri verdikleri de anlatılır. Elbette bir yerlerde bunların bilgileri eksik değil. Bu kadar yıl sonra,i gerçekleri öğrenme hakkımız teslim edilmelidir.

Bu konuları gerçekten bilenlerden hayatta kalanların sayısı, bir elin parmakları kadar bile değildir. Güvenilir bir ortamda doğru bilgiler kayıt altına alınmalı. Aksi halde, ilerleyen yıllarda, gerçek diye gerçek olmayanların Kıbrıs Türk Halkı’na yutturulması, daha pervasızca olacak..

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu