Derviş DoganManşet

Tabular yıkılmadıkça..

Eğitim Bakanlığı’nın Regl kitabıyla ilgili koyduğu ambargo hakkındaki yorumları görünce “Cinsiyet Kotası”  gündemiyle  paralel denk gelen bu süreçte toplumsal cinsiyet adaletinden ne kadar uzak olduğumuzu bir kez daha gözlemleme imkanı buldum. Regl kitabının cinsellikle alakalı olmamasından dolayı isyan etmek değildir bize yol kat edecek olan.

Dolayısıyla  kadınların biyolojik, ruhsal ve cinsel istek ve ihtiyaçlarının tümünü kabul edip normalleştirdiğimiz zaman  ilerlemeye başlayabiliriz. Aksi takdirde  bu bakış açısıyla toplumsal cinsiyet eşitsizliği toplumun her alanına sirayet etmeye devam edecek. Herkesin de takdir edeceği gibi, regi de, cinsellik de yaşamın doğallığı içinde gelişen bir unsurdur. Ve elbette doğanın bir  parçasıdır..  Nitekim eğitimin, bilimin kudretine inanan herkes bu konularda istisnasız gençlerin konunun uzmanları tarafından sağlıklı bir eğitim ile bilinçlendirilmesi toplumsal bir ihtiyaçtır. Bunun aksi bilgisiz ve bilinçsiz süreçler zarara yol açabilir.

Cinselliğin tabu olarak kabul edildiği,yadırgandığı, ayıplandığı ve gençlerin bedenleri ve duyguları hakkında merak ettiklerini yanıtlayamadığımız bir toplumda gelecek nasıl aydınlık olabilir?

Bu mümkün mü?

Değil.

Böylesi doğal bir hadiseyi tabu olarak gören anlayışın bu ülkede aydınlık günler vaat etmesi kadar saçma sapan bir şey olamaz.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu