Ertanch HidayettinManşet

Bilim manipüle amaçlı kullanılabiliyor

Geçenlerde bir arkadaşımın Facebook’da paylaştığı yorumu gördüm:

“4 Kutsal Kitaba göre tüm insanlar 6bin önce yaşamış Adem ve Hava’nın çocuklarıdır. 12bin yıl önce Göbeklitepeyi inşa eden insanlar kimin çocukları?”

Çok doğru bir soru. Bu iddia arkadaşımın yazdığı gibi Hristiyan dininin kutsal kitabı İncil’i teşkil eden 4 kitapta bulunuyor.

Hava ile Adem’in 200bin ile 300bin yıl arasında yaşadığı da evrimciler tarafından öne sürülüyor (İnsanlığın başlangıcı olarak düşünülen yıllar). Bu işin başka bir yönü. Benim esas üzerinde durmak istediğim bazı bilim dallarının manipüle amaçlı kullanıma açık olmasıdır.

Şu sıralarda Netflixte çok ilginç bir dizi izlemekteyim. Dizinin yarısına geldim ama hala hazırda çok şaşırtıcı, akla yakın gelebilecek nitelikte iddialara şahit oldum.

Graham Hancock bir yazar, araştırmacı gazeteci. Arkeologların bulgularını sorgulayıcı birçok kitap yazmış bulunuyor. İzlediğim ‘Ancient Apocalypse’ Netflix dizisinin de yapımcısı.

Hancock bu çok ilginç bulduğum dizide dünyanın çeşitli yerlerinde bulunan, ne maksatla ve nasıl yapıldıkları açıklanamayan yapıları araştırdı. Endonezya, Meksiko, Malta, ABD, ve Türkiye’de ziyaret ettiği bu çok eski yapıların ana akım arkeologların teorilerine çok zıt nitelikte olduğunu gösteriyor. Onun teorisini destekleyen arkeologlar ve diğer bilim adamları dizide görüş belirtiyorlar. Hancock sadece anıtsal yapılar değil, örneğin Piri Reis’in ve diğerlerinin çizdiği ve Güney Kutbunu da gösteren harita örnekleri ile teorisini savunuyor.

Türkiye’nin Güneydoğusunda bulunan ve dünyanın en eski anıtsal yapısı olarak bilinen Göbeklitepe 1994 yılında arkeologların kazıları sonucu ortaya çıktı. 11.600 yıl önce inşa edildiği kabul ediliyor.

Graham Hancock’un arkeologların agresif bir şekilde kabullenmediği teorisinin özeti şöyle:

Hunter Gatherer diye bilinen ve Taş Devrinin ilk zamanlarında yaşayan insanlar kendileri için  ilkel malzemelerle ancak çok ilkel barınaklar yapabiliyorlardı. (Bu zamanın 12bin yıl kadar önceye rastladığı Kabul ediliyor. Bu insanların ansızın dünyanın her tarafında görülen ve şimdiye kadar nasıl yapıldıkları açıklanamayan kompleks yapıları yapabilmeleri mümkün değil. Bu bilgi ve beceriler kendilerine büyük bir afet sonucu kaybolmuş bir medeniyet tarafından aktarılmıştır.

Göbeklitepe’nin 11600 önce yapıldığı ve 13 bin yıl önce bir kuyrukluyıldızın neden olduğu evrensel afetler sonucu birçok canlının yok olduğunun bilimciler tarfından ortaya çıkarıldığı  düşünüldüğünde Hancock’un tezinin hiç de hayal ürünü olmadığı anlaşılabilir.

Ana akım arkeologların ısrarla bu tezi Kabul etmemelerinin nedeni ne peki? Hancock ve onun gibi bir hayli araştırmacı, arkeolog ve diğer bilimcilerin bu tezi desteklemelerine rağmen niye medeniyetin ısrarla 6bin yıl önce başladığını pompalıyorlar?

Bilimin çeşitli amaçlarla manipüle edildiği biliniyor. Hitler ve taraftarlarının “Aryan ırk”ın üstünlüğünü isbat etmek için yaptıkları vahşi çabalara dünya uzak sayılamayacak bir süre önce tanık oldu.

Bazı ana akım arkeologların kaybolan gelişmiş medeniyetlerin varlığını kabullenmemeleri önyargılarından kaynaklanabilir mi? Afetler sonucu kaybolan medeniyetler her alandaki bilgi ve becerilerini de medeniyetin başlangıcı sayılan 6bin yıl önce yaşayan insanlara aktarmış olamazlar mı?

Dizide gösterilen yapılarda kaybolan eski medeniyetlerin izlerini gösteren semboller bulunuyor. Piri Resi haritasını çizerken eski medeyetlerin bilgilerinden yararlandığını açıkça belirtiyor. Öyleyse Batılıların (Hristiyanların) üstünlüğünü gösterme çabalarını da elbette sorgulamak mümkündür diye düşünüyorum. Onların da o çok eski medeniyetler tarafından etkilendiğini düşünmek çok mu inanılmazdır? Bence hiç de değil.

 

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu