Hasan HasturerManşet

CTP, şamar oğlanı mı?

Bu satırları yazmaya başlarken, yazıp yazmama ikilemimi hızla devre dışı bıraktım.

Cumhuriyetçi Türk Partisi ( CTP), varlığını sürdüren siyasi partiler içinde en eski partidir.

1970 yılında kuruldu.

Kesintisiz, bu günlere kadar geldi.

Kurucuları, ağırlıkla merkezde, hatta merkezin sağında olan isimlerdi.

Türkiye’de öğrenimini tamamlayıp adaya dönüş yapan öğrencilerin, siyaset yapma adresi olunca, hızlı bir şekilde sol parti kimliğine büründü.

Aslında siyasi yelpazede yerine almadan önce, sisteme ya da rejime muhalif bir kulvarda durdu.

Zamanla, kendini sosyalist parti olarak tanımladı.

CTP’nin hükümet sorumluluğu üstlendiği dönemde ekonomi, sağlık ya da eğitim politikalarında sosyalizm yol gösterici olmadı.

Aslında Kıbrıs Türk Toplumunda siyasi partiler, Kıbrıs sorununun çözümüne göre soldan sağa ya da sağdan sola sıralanır.

Çözüm isteyenler sol tarafta, çözümü ille de olması gereken olarak görmeyenler sağ taraftadır.

Ya da sağ partiler, statükodan şikayetçi olmadı.

Sol partiler statükonun değişmesinden öte yıkılmasını istedi.

Bir de Türkiye ile ilişkiler meselesi var.

Sol ve sağ partiler, Türkiye ile Kıbrıslı Türklerin iyiden öte çok iyi ilişkiler içinde olmasını ister. Farklılık ilişkilerin, prensiplerinde.

Bunun dışında kalanların oransal karşılığını yazmak istemem. Çünkü demokrasilerde çoğunluğun, çoğunluğuna saygı kadar, hangi konuda olursa olsun azınlıkta olanlara saygı da esastır.

Kıbrıs Türk Halkı’nın, hiç katılmasa da farklı görüşlere saygı temelli, geleneksel bir kültürü vardır.

Dıştan bakanlar, bunu anlasa da, kabullenmekte sıkıntı yaşayabilir.

***

1974 sonrası, Sosyal Demokrat, Toplumcu Kurtuluş Partisi (TKP), CTP’den daha fazla oy aldı. Mecliste daha fazla sandalye çıkardı.

Ancak TKP’nin solda ilk sıradaki varlığı, uzun sürmedi.

TKP’nin, sızmalara açık yapısı ve siyasal homojenliğinin yerleşmemesinin bugünlere kadar uzanan, büyüyememesinin kronik nedeni oldu.

***

CTP, geleneksel parti disiplininden uzaklaştı.

Seçimde, tercih yapmanın suç sayıldığı CTP’de bugün ‘Ben merkezli’ siyaset yapanların varlığını kimse inkar edemez.

‘Kol kırıl, yen içinde kalır’, dense de CTP, yen içinde kırık kolun, olumsuz etkilerini kesintisiz yaşıyor.

Bunu yazmasam, yazım eksik kalırdı.

***

Eksikleri, olumsuzlukları ne olursa olsun CTP, Kıbrıs Türk Halkı, Kıbrıs Türk Demokrasisi için, nitelikli birikimlerin partisidir.

CTP, kendi içinde, abartılmayacak düzeyde olsa da, bazı yanlışları sineye çekerken, CTP’ye hayatında oy vermeyen ve de vermeyecek olanların eleştirisinden öte saldırılarına da hedef oluyor.

Bazıları, CTP’yi adeta şamar oğlanı gibi görür.

CTP’de, bu tür tavırlarla ilgili nasıl tavır koyacağını bilemediği için, masum bir çekingenlik ya da korkaklık içindedir.

***

Dünyanın her yerinde seçim ittifakları olur.

Seçim ittifaklarının, saydamlık, açıklık ve hesap verebilirlik ilkesine göre olması gerekir.

CTP, şu ana kadar ittifaklardan pek de kazançlı olmadı.

Bu satırların yazarı olarak, rozete gereksinimi olmayan bir dünya görüşüne sahibim. Barış, demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve Kıbrıs Türk Halkı’nın her koşul altında çıkar ve itibarı benim vazgeçilmezim, ya da kırmızı çizgimdir.

Tarafsızlığı, ahlaksızlık olarak kabul ettiğim, için tarafımı çok kolay alırım.

Pazar günü yapılacak yerel seçimlerle ilgili, hem genel duruşum, hem de kullanacağım oyumun yönü ikilemsiz bellidir.

Ancak, her adayın, öncelikle, kendi siyasi partisine güvenerek yola çıkmasından yanayım.

Keşke belediye başkanlığı seçimi de iki turlu olsaydı. O zaman, ikinci tura kalacak iki adayl ilgili dayanışmalar daha kolay olurdu.

***

Lefkoşa’da TDP adayı olan mevcut belediye başkanı Mehmet Harmancı ve CTP adayı Sıla Usar İncirli, soldan iki aday olarak görülüyor. Ben de öyle görüyorum.

UBP adayı seçimi kazanırsa CTP ve adayı Sıla Usar, suçlu olacakmış.

Harmancı, Sıla Usar’ın gerisinde oy alırsa Harmancı mı, suçlu olacak?

İkisi de suçlu olmayacak.

Hele ciddi ciddi ittifak pazarlığı yapılmamışsa, kimse suçlanamaz.

Konuya bu açıdan bakmak yanlış.

Böyle bakarsak, Girne’de TDP’li eski bakan ve milletvekili Zeki Çeler de soldaki oyları bölecek aday mı?

Değil.

***

Son bir öngörü… Özellikle nitelikli seçmen ne yapacağını bilir. Tercihini son ana kadar gözden geçirerek oyunu kullanır…

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu