Ertanch Hidayettin

Müsvedde defterimin hatırlattıkları (1)

Arapçadan dilimize geçen müsvedde kelimesinin Türk Dil Kurumuna göre anlamı şu şekildedir:

– Yazı taslağı, karalama
– Bir şeyin kötü benzeri

Aslında anlam olarak hem Türkçe, hem İngilizcede (hurda demektir) olumsuz olan müsvedde kelimesi, müsvedde defteri olarak uygulanırsa çok anlamlı, çok değerli bir çalışma olur. Tarihin (yaşananların) izdüşümü olarak çok önemli bir işlev görür.

Okul yıllarımdan beri bana ilginç gelen gazete küpürlerini keser, bir müsvedde defterime yapıştırır, aklıma gelen düşüncelerimi defterime karalardım. En üzüldüğüm şeyler arasında o yıllardan kalan eski defterlerimin kaybolmasıdır.

1992 Nisan ayında Kıbrıs’ta katıldığım “Yurt Dışında Yaşayan Kıbrıslı Türkler Kongresi” dönüşünde bu güzel alışkanlığıma tekrar başlamıştım. Kocaman bir müsvedde defteri (Scrap book) alıp Kongre hakkında yazılan haberlerin gazete küpürlerini yapıştırmakla bu güzel alışkanlığa yeniden başladım.

Birkaç hafta müsvedde defterimden kesitlerden oluşacak köşe yazılarım. Umarım ilginç bulursunuz.

Nisan 1992

Müsvedde defterimin ilk sayfasında haykıran 21 Nisan 1992 tarihli haber başlığı şöyle:

“Yurt Dışında Yaşayan Kıbrıslı Türkler Kongresi Başladı”.

20 Nisan ile 24 Nisan arasında yapılan kongrede bol bol konuştuk. Bol bol ziyaretlerde bulunduk. Bol bol kokteyllere, yemeklere katıldık.

Bu hafta zarfındaki gazete başlıklarından müsvedde defterime aldığım bazı seçmeler:

“Vehbi (SDP Genel Başkanı), Hükümetin Dış Türklerin Sorunlarına Ciddi olarak Eğilmesini Önerdi”, “Kongrede Heyecan Büyük! – Atun, lobi faaliyetlerinin önemine dikkat çekti”, “Yurt Dışında Yaşayan Kıbrıslı Türkler Dert Küpü”, “Yazıklar Olsun – Yurt dışından gelenler boş sandalyelere mi hitap edecekler?”, “Lobi Oluşturuluyor”.

Müsvedde defterimde Özer Hatay, Akay Cemal gibi önemli gazetecilerin yorumları da bulunmaktadır.

O günlerde Kıbrıs dışında yaşayan bizlere siyasetçilerin pek fazla değer vermediklerini, bizi sadece yolunacak kaz olrak gördüklerini, siyasetçilerin “biz iki elmanın yarısıyız” gibi söylemlerinin sözde kaldığını, anlamsızlığını daha iyi anlamıştım.

Kongrenin ilk günü salon hınça hınç dolu idi. Tüm kodamanlar oradaydı. Gecesi verilen kokteylde de öyle. Şato Lambusada verilen müzikli, molohiyalı etkinlik derseniz, o da yoğun ilgi görmüştü!

Kongrenin ikinci günü de katılım iyi idi. Ben de Türk Gençlik Birliği Başkanı olarak gençlerin karşılaştıkları sorunları naçizane konuşmamda anlatmaya çalıştım. O gün toplantıyı yöneten komutanın (evet üst düzey bir asker yönetmişti toplantıyı) bir sendikacının sorduğu soruya esip gürlemesi hala hatırımda.

Üçüncü gün salonda sadece “Dış Kıbrıslı Türkler kalmıştık. Kıbrıs Türk Cemiyetini temsilen orada bulunan merhum Ertuğrul Cafer Bey: “Birbirimize konuşmak isteseydik, bunu Londra’da da yapardık” demişti çeyrek dolu salondaki konuşması esnasında.

 

O günden sonra ben de dahil Kongrenin göstermelik, anlamsız bir eksersiz olduğunu anlayan bazı delegeler toplantılara katılma yerine eş dost ziyaretleri yapmaya başlamıştık. Kıbrıs’tan ayrıldıktan sonra oraya 16 yıldan sonra ikinci gidişimdi bu kısa dönem. Değerlendirip gezip tozdum, akraba ve dostlarımı ziyaret ettim.

 

23 Nisan etkinliğine rasgelen o hafta töreni protokolden izledik! Orada Lefkoşa Türk Lisesinde iken Müdürümüz olan sayın Erol Özçelik ile buluşmam beni çok mutlu etmişti. Hele beni yıllardan sonra tanımasına çok sevinmiştim. Işıklar içinde uyusun.

 

Ziyaretlerin yapılacağı gün grup “solcular” ve “sağcılar olarak ikiye ayrıldı. Biz CTP Merkezinde sayın Özker Özgür’ü ziyaret edip bahçede, limon ağacının altında güzel bir sohbet etmiştik. Diğer grup ise zamanın Cumhurbaşkanı sayın Rauf Denktaş’ı ziyaret etti. Her ikisinin de ruhları şad olsun.

 

Kongre sona erdiğinde Yeni Düzen gazetesi başlıkları şöyle idi: “Göstermelik Kongre Rezaletle Sonuçlandı”, “Demokratik Değildi”. “UBP hükümetinin emrinde çalışan bazı devlet memurlarının, kendilerini Kongre delegelerinden üstün görmeleri ve delegelerin iradelerini baskı altına almaya çalışmaları, kongrenin tam bir rezaletle sonuçlanmasına sebeb oldu” diyordu gazete muhabiri 25 Nisan 1992 tarihli Yeni Düzen gazetesinde.

 

Müsvedde defterimin ilk sayfalarını dolduran haberleri oluşturan Kongrenin tek olumlu yanı geri İngiltere’ye döndükten sonra katılan gruplar olarak aramızda oluşturduğumuz yakınlık, birlik oldu. Onun da sonunu hemen getirdiler ya…

 

Gelen hafta müsvedde defterimin hatırlattıkları devam edecek.

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu