Hasan Hasturer

Mesele, sanayiciyi ciddiye alıp-almama meselesidir…

Plastik poşetlerin, plastik çatal- kaşık- bıçak ve tabakların yasaklanması kararının özünün doğru olduğundan kimsenin kuşkusu yok.

Bir bardak suyu, tek kullanımlık, plastik grubuna giren bardaklara koyma noktasına kadar varmanın çevreci ve de dünya ve insanlığın geleceğini düşünen bir anlayışla buluşması olası değil.

Biz, bu toprakları samimi olarak sahiplenmedik.

Dünya gerçeklerinden, neredeyse habersiz adımlar attık.,

Örneğin dünyada fosil yakıt kullanımı en çok  30 yıl içinde dünya genelinde yasaklanacak.

Gelişmiş ülkelerde yasaklanma deha erken olacak.

Sıfır kilometre araba alacak olanlar, petrolle çalışan araba alıp almama konusunda birden çok fazla düşünecek.

Elektrik sorununa çara ararken, fosil yakıtsız teknolojiyi düşüneceğiz.

Ya teknoloji uygun olacak ya da uygun teknolojiyle üretilen elektriği tüketeceğiz.

Unutmayalım, aklın yol artık, dünyamızı da düşünmekten geçer.

***

Yasal düzenleme, plastik ürünlerin kullanımını yasaklıyor.

İmalatını yasaklamıyor.

Bunun anlamı,” imal edip, plastik poşet ve diğer ürünlerin kullanılabileceği ülkelere satın” demektir.

Aslında bu seçeneğin ömrünün çok uzun olmayacağı da ortada. Gün gelecek, tüm dünyada yasaklanacak.

***

Yapılan açıklama ve yazılıp, söylenenleri bir kenara koyun.

Gelin çok yönlü akılla düşünelim.

Plastik tüketim malzemesi, sanayimizde önemli bir üretim alanıdır.

Yüzlerce doğrudan ve dolaylı çalışanı var.

Alışkanlıkla, günlük hayatımızda da bu ürünlerin kullanımı yaygındır.

Eğer, hızla desteksiz bir değişime gidilirse bunun tüketiciye kadar ulaşacak bir fiyat artışına neden olacağını da bilelim.

Önceden bir sinyal verilmediği için, yakın geçmişte ciddi yatırım yapan sanayicimiz vardır.

Bu insanları yok sayarak, adım atılamaz.

Eli taşın altında olan bu insanlardır.

Her fırsatta söylerim.

Kuzey Kıbrıs’ta sanayici olmak elinizin sürekli taşın altında ezilmesidir.

Hatta bu noktada mesele, sanayiciyi ciddiye alıp- almama meselesidir…

***

Plastik torba üreticilerinin açıklamasını okudum.

İşte açıklamalarından bir kesit:

“Üreticilerimizin mevcut makine parkurunda üretebildikleri alternatif, geri dönüştürülebilir veya çok kullanımlık poşet üretimine geçiş yapılmalıdır. Atık yönetimi ve sektörünün oluşması ivedilikle sağlanmalı, denetim ve ceza hükümleri uygulanmalıdır.

Alternatif ürünlerin üretilebilmesi, gereken hammadde ve makinelerinin tedariki için üreticimizin diğer ülkelerde olduğu gibi en az 5 yıl gibi bir geçiş süresine ihtiyacı vardır. Değişiklik tüzüğünde öngörülen 6 ay çok kısa bir süredir. Üreticilere poşet üretiminin ve satışının yasaklanacağı konusunda yazılı ve imzalı bir şekilde resmi olarak bildirim yapılmamıştır. Sanayicimiz Aralık 2022’de ve Ocak 2023 de yeni makine yatırımı yapmıştır.

Bu bilgiler ışığında Ambalaj ve Ambalaj Atıkları Tüzüğü’nün değiştirilmesini talep eder, aksi takdirde yaklaşık 50 milyon US Dolar değerindeki makinelerin atıl olacağını, 250 kişinin işsiz kalacağını ve 9 fabrikamızın kapanacağını bildiririz. “

***

Her koşul altında geçiş süreci, uzlaşı ile belirlenmelidir.

Bu sektörde kalacak olanlara, hibe krediyle, yeni yatırım imkanı sağlanmalıdır. Hatta mevcut makinelerin kullanılabilen ülkelere satışı desteklenmeli.

Ben yaparım olur, diyerek hareket edilirse, akla şu soru da gelir: “ Bu aldığınız kararlardan hızla birilerinin nemalanması söz konusu mu?”

 

 

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu