Hasan Hasturer

60 yıldır yanıtını bulamadığımız soru… K. Kaymaklı’dan neden kaçtık?

Eray Abim, 1967’de Ankara’da  Eğitim Fakültesinde yüksek öğretim görmek için adadan ayrıldı.

Kader onu Londra’ya sürükledi.

56 yıldır Londra’da yaşıyor.

Çoluk çocuk, torun sahibi oldu.

Her yıl birkaç kez Kıbrıs’a gelir. Burada geçen günlerinde, çok mutludur. Gençleşme terapisi gibi gelir kendisine buradaki günler.

Sık sık buluşur, oturur sohbet ederiz.

***

Her sohbetimizde mutlaka 21 Aralık 1963’ün öncesinden başlayarak yaşadıklarımızı ve Rum saldırılarıyla K. Kaymaklı’dan kaçışımızı konuşuruz.

Başka konular da var yanıtını aradığımız, ama K. Kaymaklı’yı terk edişimizin organize olup, olmadığını, kendi kendimize göre gün ışığına çıkarmaya çalışırız.

Dün de böyle bir sohbet yaptık.

Bir kez daha yaşadıklarımızı gözümüzün önünden geçirdik.

Abim anlattı: ’21 Aralık yaklaşırken bir şeyler olacağı belliydi. O zaman 18 yaşında ve yeminli bir TMT mücahidiydim. 20 Aralık akşamı K. Kaymaklı Kulübünün lokali de olan Üsküdar Bar’ın üstüne çağrıldık. Osman Efe, o akşamı BEKLENEN GÜN GELDİ olarak isimlendir. Kamil Hür’ün sorumluluğunda 6-7 arkadaşı Bypass üzerindeki Hüseyin Bardak’ın evine gönderdi. İki piyadE, bir sten ve bir brenimiz vardı. Ancak mermilerimiz çok azdı. Oradaki mevzi K. Kaymaklı’da Büyük Kaymaklı’ya karşı tek mevziydi.  Kulüpten ayrılıp, arabayla oraya giderken karşıdan bir polis arabası geldi. Heyecanlandık. Ancak Rum polisler, yanımızda yavaşlayıp, silahları görmelerine rağmen hızla Yenişehir yönünde uzaklaştı. Sabaha karşı ilk mermiler, bizim mevzimizden sıkıldı ancak karşılık, Regis’ten gelmedi.’

***

Abime, Bir Sır Adam, kitabından ve yazılanlardan bahsettim. Kitaba hayat verenlerle sohbetimden kesitiler de aktardım.  Belgelere dayalı verilere göre, K. Kaymaklı’dan birkaç kilometre uzakta,  Lefkoşa’da birkaç evi dolduracak kadar silah ve cephane vardı.

Sorumuz şu. Eğer o kadar silah ve cephane varsaydı, K. Kaymaklı, mermisizliğin çaresizliğiyle neden terk edildi?

İlginçtir, TMT döneminde yaşananların, yazılıp, konuşulmasından rahatsız olanlar var.

Halbuki, aradan bunca yıl geçtikten sonra gerçekleri bilmek hakkımız değil mi?

***

Eray Abimden 4 Aralık 1963 akşamı Baf Kapısındaki Markos Dragos heykelinin bombalanmasını de konuştuk.

O akşamdan da anısını vardı kardeşimin.

‘K. Kaymaklı’daki mücahitler olarak Kasım sonu Aralık 1963 başlarında verilen görevlere göre gözlem turları atardık. 4 Aralık 1963 akşamı rahmetli Mozakçi Hüseyin Bardak’la Markos Dragos’un heykelinin olduğu Baf Kapısına gidip ne olup bittiğine bakmamız istendi. Çetinkaya’nın oralara geldiğimizde bombanın patladığını duyup geri döndük.’

Abim bunları aktarınca yine aklımıza birkaç soru geldi.

Bombayı TMT mi koymuştu?

Halbuki 4 Aralık 1963’teki konuyu Aralık 2015’te Cyprus Mail’de ele alan Lukas Karalambus, “o bombanın oraya ‘azınlık Türkler tarafından değil, Akritas Organizasyonu tarafından Yorgacis’in emri ile konduğu şüphesiz bir gerçekliktir. Dahası bu olay, bir ordu subayı olan Krisafis Krisafis tarafından da iki gazeteciye söylenmiştir. Öte yandan bu olay hakkındaki bir başka itiraf yine Fileleftheros Gazetesi tarafından Mart 2009 yayınlamıştı. O haberde, Makarios’un sağ kolu olan Andreas Azinas, gazeteye ‘Dragos Heyekli bombalanması olayı Yorgacis’in işiydi’ demiştir” diye yazmıştı.

Bombanın Rumlar tarafından konulduğu kesin olduğuna göre, o eylemden TMT nasıl haberdar olmuştu?

***

Her fırsatta hem yazar hem söylerim, tarihimizde derin iz bırakanlar olayları ve tabii TMT’yi faaliyetleriyle birlikte, eksiksiz ve doğru bilgilerle öğrenmek en doğal hakkımızdır.

Bakar mısınız, aradan 60 sene geçti, biz K. Kaymaklı’dan kaçışımızın gerçek bilgilerine sahip değiliz.

 

İlgili Makaleler

Bir Yorum

  1. Belgelere dayalı verilere göre, K. Kaymaklı’dan birkaç kilometre uzakta,  Lefkoşa’da birkaç evi dolduracak kadar silah ve cephane vardı’ diye bir cumleniz var. Bu cumleyi ‘bir sir adam’ kitabindaki belgelere dayandiriyorsunuz diye anladim. Rica etsem bu bilginin, kitabin hangi sayfasinda veya bolumunde oldugunu soyleyebilirmisiniz lutfen. Tesekkur ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu