Hasan Hasturer

Sevmek, Porsche almak mı?

Geçtiğimiz Pazar akşamı Girne’de meydana gelen ve bir kişinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazası çok yönlü sorgulamaları, şart haline getirmiştir.

Haberi okumayanlar için Polis Bülteninden aktarayım:

“Bu akşam (Pazar akşamı) üzeri saat 17:30 raddelerinde, Girne Alsancak çevre yolunun 2-3 kilometreleri arasında, batı istikametine doğru çift şeritli yolun sağ şeridi içerisinde seyreden  Zeka SALDAM (E-28 ) yönetimindeki UZ 008 plakalı  salon araç sürücüsünün aşırı sürat ve dikkatsizliği sonucu şerit değiştirmeye çalıştığı esnada önünde aynı istikamete doğru seyreden  Seval ÖZHARUN (K-64 ) yönetimindeki RC 268 plakalı salon aracın sol arka kısmına çarptıktan sonra , kazadan hemen önce sol şeride geçen ve sol şerit içerinde aynı istikamete doğru seyreden Olgun KARLANKUŞ (E-33) yönetimindeki TMJ 039 plakalı aracın sağ arka kısmına  çarpmıştır.’

Çarpmanın etkisiyle sağa savrulan ve yolu ikiye ayıran orta şerit içerisine giren RC 268 plakalı araç aydınlatma direğine çarpıp karşı şeride geçerek sol yan kısmı üzerine devrilmiştir. Kaza sonucu RC 268 plakalı araç sürücüsü Seval ÖZHARUN ile aynı araçta yolcu olarak bulunan Dilek GÖKYAY (K-55 ) ve Sevgül ŞİNASİ (K-63) yaralandı.

Sevgül Şinasi, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

***

Kazanın hemen sonrasında kaza bölgesinden geçtim.

Geri dönüşte ise durup, bilgi almaya çalıştım.

Zeka Saldam 28 yaşında ve UZ008 plakalı Porsche arabanın sürücüsüydü.

Arabalar kaza yerindeydi.

Porsche’nin yanında duran bir gence kazanın nasıl olduğunu sordum.

Bana aktardıkları, daha sonra polis açıklamasında yazılanlardan farklıydı.

‘ İki araba yarış yapıyordu. Bu arabalara çarparak kazaya neden oldular. Hızla kaza yerinden uzaklaştıkları için kim oldukları bilinmiyor.’

O gencin aktardıklarıyla ilgili yorum yapmayım.

***

İlk andan başlayarak 28 yaşında neredeyse çocukluktan yeni kurtulan bir gencin süratli Porsche gibi bir arabanın direksiyonunda ne işi olduğunu sorgulamaya başladım.

Hayatını, hiç suçu olmadan kaybeden Sevgül Şinasi’ye elbette üzüldüm ve üzülüyorum.

Ancak, olağanüstü bir bilinmeyen yoksa, çok büyük olasılıkla, yıllarca hapis cezasına çarptırılacak Zeka Saldam’a da üzülüyorum.

Zeka Saldam’ın kendi kazancıyla o arabaya alması neredeyse imkansız.

Anne babası, kazançlarının bir kısmıyla Porsche’yi oğullarına hediye ettiler.

Anne – babasına sorarım..

Sevmek, Porsche almak mı?

O çocuk delikanlı ruhuyla, kontrolü kaçıracak kadar hızla sürdü ve kazaya neden oldu.

İlk bulgulara göre, Zeka Saldam’ın yanına suçlu olarak, o arabayı alan ailesini de koyarım.

***

Orada durur muyum?

Durmam.

Dünyanın deneyim biriktirmiş ülkelerinde o yaşta bir gencin, o Porsche’yi sürmesini zorlaştıracak, kurallar vardı.

Sigortan, aynı arabayı bir yetişkin kullanacaksa uyguladığı sigorta bedelini, çocuk sayılacak bir genç kullanacaksa kat kat fazlasıyla ister.

Bu bir anlamda caydırıcılıktır.

Böyle bir araç delikanlı bir çocuğun adına kaydedilecekse yine yüksek, caydırıcı bir seyrüsefer bedeli neden uygulanmasın?

***

Kimseyi yargısız infaz etmem.

Ancak Pazar akşamki kazada, suçluları sıralamaya kalkarsak, Zeka Saldam’ın yanına ailesiyle birlikte, sistemdeki boşlukları doldurmayanları da koyarım.

 

 

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu