Hasan Hasturer

Sevgili Holguin, sorun, Kıbrıslı tanımlamasıyla “öbür” taraftadır…

BM Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in Kıbrıs’a yaptığı ilk ziyaret nedeniyle Rum basınında yazılan çizilenleri, doğru kabul etsek, bilgi sahibi olmak yerine, yanlış, sakat, bilgi niteliği taşımayan bir takım yayınların etkisinde kalacağız.

Daha önce de yazdım.

Rum tarafı, Kıbrıs sorununun çözümünden yana değildir.

Çözümsüzlükle oluşan statüden memnundurlar.

Hele AB üyeliği de gerçekleştikten sonra, -miş gibi çözüm isteyip, vaziyeti geçiştirmeye çalışmaktadırlar.

Görüşmeler başlasın ama ucu kapalı, olmasın.

Ucu açık olsun. Görüşmeler, sonsuza kadar devam etsin.

***

Rum basını, organize bir şekilde, Rum tarafının, BM Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in çabalarını desteklediğini, görüşmelerin başlaması açısından kendi mahallelerinde bir sorun olmadığını yazıyor.

Ancak görüşmelerin hızla sonuçlanması gibi bir talepleri yoktur.

Hem görüşmelerin başlaması, hem müzakerelerin başarıyla sonuçlanmasında engel Türk tarafıymış, havasını estirmeye çalışıyorlar.

***

Yazımın son bölümüne geçmeden, dün Alfanews’den bir yayını sizlerle paylaşayım.

“ Alfanews’ün BM kaynaklarından elde ettiği bilgilere göre, BM Genel Sekreterinin Kişisel Temsilcisi Mart ayı başında adaya döndüğünde, her iki tarafta sorunun çözümü için üzerinde mutabık kalınan temele karşı çıkan kişilerle ve parti liderleriyle görüşecek.

   BM kaynakları, BM’nin durumu kapsamlı bir şekilde anlamak için sarf ettiği çabanın bununla tamamlayacağını kaydettiler. Zira Holguin, ilk ziyaretinde iki liderin yanı sıra her iki toplumda da iki kesimli iki toplumlu federasyon çözümüne inananları dinlemişti.

Holguin’in geri döndüğünde amacı, hem iki devletli bir çözümden yana olanları hem üniter devletten yana olanları hem de durumun bugünkü haliyle kalmasından yana olanları dinlemek olacaktır.

Ayrıca Holguin, var olan siyasi kaygıları ve siyasi sistemdeki dinamiklerin nasıl şekillendiğini daha iyi anlamak için siyasi parti liderleriyle de görüşmeler yapacak.”

                                                    ***

Şunu bir kenara not edelim.

Holguin, yapacağı görüşmelerle Kıbrıs sorununu ya da çözümsüzlüğün nedenlerini öğrenmeyecek.

Eğer bu amaçla görüşme yapıyorsa, demek ki gidecek çok daha yolumuz var.

Nisan 2004’te Kıbrıslı Türklerin yüzde 65 EVET, Rumların yüzde 75 HAYIR dediği Annan Planı, Kıbrıs sorunun çözümü için en güçlü kaynaktır.

Çözüm iradesi ortaya çıktıktan sonra Annan Planı üzerinde bir haftalık sıkı çalışma, müzakereleri mutlu sona ulaştırabilir.

Bayan Holguin de Türk tarafının yapıcı müzakereyle uzlaşı noktasında olmaya Rumlara göre çok daha yakın olduğunu mutlaka fark etmiştir.

Türk tarafı çözüm istiyor mu?

İstiyor.

Rum tarafında Annan Planına yüzde yetmiş HAYIR diyen bir blok yapı var. Hristofyas’ı korkutan, Papadopulos’a ağlayarak HAYIR dedirten, Anastasiadis’e çözüm masasını devirten, Hristodilidis’i –miş gibi çözüm ister konumunda tutan, çözüm karşıtı kilise ve öteki fanatik unsurlardır.

***

Kıbrıs’ta yaşayabilir  bir çözümü ön saflarda isteyen, Annan Planı’na yine en ön saflarda EVET diyen biri olarak BM Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi  Maria Angela Holguin’e seslenmek istiyorum.

Sevgili Holguin, sorun, Kıbrıslı tanımlamasıyla “öbür” tarafta yani Rum tarafındadır… Bu gelişinizde enerjinizi Güney Kıbrıs’ta çözüm karşıtlarıyla temaslar için harcayın. Kıbrıs sorununu var eden, devamında çözüme engel olan o unsurlardır.

   Bunlar sadece Annan Planı değil, her türlü çözüme OHİ ( Hayır) diyenlerdir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu