Ülkede “Biz Yapabiliriz” Cümlesine Çok İhtiyacımız Var

Bunu ben demedim, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman söyledi.
Ama ben de altına imzamı atarım.
Hem de kocaman.
Neden atmayayım ki..?
Çok doğru bir ifade.
Temel sorunumuzu da tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor.
Bizim temel sorunumuz kaynak sorunudur.
Ama bu kaynağı hep yanlış anlıyoruz ve doğal olarak da yanlış yerlerde arıyoruz.
Kaynak denilince nedense aklımıza sadece “para” gelmekte.
Evet, o yönden de ihtiyaçlarımız mevcut.
Ama onun öncesinde “insan” kaynağına eğilmeliyiz.
Bu konuda son derece zengin durumdayız.
Ama değerini bilmiyoruz.
Varlık içerisinde yokluk denilen şeyi doyasıya yaşamaktayız.
Oysa ki her şeyin kaynağıdır insan.
İnsan olmazsa eğer hiçbir şey de olmaz.
Önce insan kaynağını düzeltmeliyiz.
Ama yapmıyoruz.
İçerisine girdiğimiz karamsarlıktan nedense bir türlü kurtulamıyoruz.
Küçük hedefler ve ondalık rakamlar ile kendimizi hapsettik.
Oysa ki büyük hedefler ve sınırsız rakamlar koymalıyız önümüze.
“biz bunu yapamayız” diye bir lanet yapışmış üzerimize.
Evet, bu bir lanet.
Başka da bir şey olamaz.
Kendimizi lanetledik.
Oysa ki bu ülkenin insan kaynağı iddia ediyorum ki dünya standartlarının çok üzerindedir.
Ortalama dediğimiz birisi bile fırsat verildiğinde öyle büyük işler yapıyor ki..!
Ama yapmıyoruz.
Atıl kapasite şeklinde bir insan kaynağı ile tek kanaldan ilerleme peşindeyiz.
Umutsuzluk tek parolamız olmuş ve onun peşinde sürüklenmekteyiz.
Bize bunu kim ne zaman öğretti bilmiyorum.
Çok da önemli değil.
Önemli olan bu bilince varmak ve bir an önce içerisine sürüklendiğimiz umutsuzluktan uzaklaşmak.

