Kıbrıs

Özersay: Rum tarafı mülkiyet konusunda yeni bir provokasyonu devreye soktu

Halkın Partisi (HP) Genel Başkanı Kudret Özersay, Rum tarafının mülkiyet konusunda yeni bir provokasyonu devreye soktuğunu ileri sürerek, yaşanan sürecin yalnızca müteahhitleri ve emlakçıları değil, tüm toplumu ilgilendirdiğini söyledi.

Yazılı açıklama yapan Özersay, Rum liderliğinin girişimlerinin, Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK) temelinde oluşturulan ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından da kabul gören kuzeydeki mülkiyet sistemini çökertmeyi ve Kıbrıs Türk ekonomisine darbe vurmayı hedefleyen planlı bir operasyon olduğunu iddia etti.

Özersay açıklamasında şunları kaydetti:

“Mülkiyet konusunda Rum tarafı yeni bir PROVAKASYONU devreye soktu ve maalesef bu noktaya “ bana dokunmayan yılan bin yaşasın” benzeri bir BENCİLCE TUTUM yüzünden geldik.

“Müteahhitler ve emlakçılar yaptı, kazandı şimdi de bedelini ödesinler” gibi talihsiz sözler edenler bile oldu. Oysa Rum liderliğinin bu girişimleri TMK temelli yaratılan ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin de makul bulup kabul ettiği kuzey Kıbrıs MÜLKİYET SİSTEMİNİ ÇÖKERTMEYE ve Kıbrıs Türk ekonomisine ciddi bir darbe vurmaya dönük planlı bir operasyondu. Yani aslında sadece BİRİLERİNİ ilgilendiren ve onlar ile sınırlı kalacak olan bir mesele değildi, TÜM TOPLUMU ilgilendiren ve adım adım gelen bir operasyondu. Şimdi EŞDEĞER bir malın alım satımına da bu tutuklamaları genişleterek yeni ve tehlikeli bir aşamaya daha geçtiler.

Rum siyasi liderliği önce yabancılara dönük TUTUKLAMALAR ardından Kıbrıslı Türk müteahhitler ve emlakçılar konusunda tutuklama emirleri çıkartmaya başladığında ülkenin dört bir yanında çok sayıda konferans düzenleyerek bunun sadece belirli kişilerle ilgili bir mesele olmadığını ve sınırlı kalmayacağını TOPLUMSAL bir mesele olduğunu vurgulayarak SOMUT ÖNERİLER yaptık, Meclisi acilen toplayıp hükümet ve muhalefet toplumsal bir uzlaşı ile KARŞI TEDBİR alıp uluslararası alanda diplomatik girişimler yapılması gerektiğini vurguladık. Rum liderliğinin bu yaklaşımının adada gerginliği artıracağını burada yaşayan insanlar arasında güvensizliği daha da derinleştirceğini tüm uluslararası platformlarda anlatmamız gerektiğine dikkat çektik. Ama maalesef önce cumhurbaşkanlığı seçimi kampanyası nedeniyle öncelikler farklı olduğu için, ardındansa aman olası bir sürece zarar vermeyelim endişesiyle bu konu gündemin alt sıralarına itildi.

Gerek Cumhurbaşkanlığının gerekse “hükümetim” diyenlerin AÇIKLAMA YAPMAK YERİNE derhal toplanıp HANGİ ADIMLARI ATACAKLARINA KARAR VERMELERİ ve ADIM ATMALARI şarttır. Üstelik “aman şimdi BM Genel Sekreteri geliyor çok da bir şey deyip ortamı bozmayalım” diye düşünmeden net ve hızlıca adım atılmalıdır. Bu konuda katkı yapmamız istenirse biz KATKI KOYMAYA HAZIRIZ. Neredeyse bütün KKTC vatandaşlarını POTANSİYEL SUÇLU konumuna sokan ve iki taraf arasındaki güvensizliği DERİNLEŞTİREN bu provakasyon ortada dururken BM Genel Sekreteri HANGİ YENİ SÜRECİ şekillendirecek?

Kendi kendimizi kandırmanın ve başımızı kuma gömmenin anlamı yok. Rum liderliğinin bu saldırıları organizedir ve bu adada az bir çözüm kırıntısı kaldıysa da ONU DA YOK EDECEK tehlikeli bir oyundur.”

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu