Derviş Doğan

 Yönetemeyenler Ülkesi

 

Kuzey Kıbrıs’ta halkla yönetenler arasındaki mesafe öyle büyüdü ki artık siyasetçilerimizi görmek için dürbün yetmiyor, NASA’dan teleskop kiralamamız gerekiyor. Halk başka bir yerde, yönetenler bambaşka bir evrende yaşıyor. Bu kopukluk bir iki yılda değil, yılların birikimiyle, yanlışların özenle üst üste konmasıyla oluştu.

 

Her gün gazeteleri açıyoruz… Manşetler sanki bu ülkenin değil de kötü yazılmış bir komedi dizisinin senaryosu. Yalnız fark şu ki: Bu senaryoda kimse gülmüyor. Skandallar, bitmeyen hesap vermezlik, şaibeler, sorumluluk almaktan kaçan bir yönetim kültürü… Hepsinin ortak sonucu: Halkın güveninin sıfırlanması.

 

Siyasetçilerimiz yalanı o kadar normalleştirdi ki neredeyse “resmî iletişim yöntemi” haline geldi. Bir yalanın üstüne ertesi gün daha iyisini koyuyorlar; yaratıcılık gelişiyor, ülke gelişmiyor. Halkın gerçeklerle bağını koparmaya çalışanlar, bugün ülkeyi gerçek sorunların içinde boğuyor.

 

Başbakanından bakanına, milletvekilinden kurum başkanına kadar uzanan bu zincirin halk nezdindeki değeri artık herkesin malumu. Güven listesi açıklansa hiçbirinin puanı sıfırın üzerine çıkmaz. Çünkü ortada güvenilecek bir performans, bir irade, bir vizyon yok.

 

Cumhuriyet Meclisi’ne gelince… Halkın gözünde sembolik bir bina hâline geldi. İçindeki koltukların ağırlığı, o koltuklara oturanların sorumluluğundan çok daha fazla. Meclise duyulan güvensizlik artık siyasi bir tespit değil, toplumsal bir gerçek.

 

Sonuç mu?

Bu ülke kötü yönetiliyor.

Kötü yönetildiği için halk güvenmiyor.

Halk güvenmediği için uçurum her geçen gün büyüyor.

 

Ve yine de yönetenler aynı cümleyi kurmaya devam ediyor:

“Her şey kontrol altında.”

 

Doğru.

Kontrol altında olan tek şey, halkın sabrı.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu