Açık niyet cesaretin, peçeli niyet, korkunun eseridir..

Atatürk kıyafet devrimiyle, kadınlarda çarşaf ve peçeyi de geride bırakmıştı.
Keşke politikada ki peçeli niyet de mazide bırakılabilseydi.
Hayatın her alanında ama özellikle politikada peçeli niyeti hiç sevmedim.
Hele parti içi mücadelede niyet perdelemesini kabullenmem, takdir etmem benim açımdan zor ötesidir.
***
Politikada peçeli niyet, açıkça söylenmeyenin, yüksek sesle telaffuz edilmeyenin ama her adımda hissedilenin, fark edilenin adıdır.
Siyasetin vitrininde sergilenen sözlerle, mutfağında pişirilen niyetler arasındaki mesafe büyüdükçe, peçe kalınlaşır. O peçe, kimi zaman nezaketle, kimi zaman “devlet aklı” kılıfıyla, kimi zaman da “toplumun hassasiyetleri” bahanesiyle örtülür.
Ama hakikat değişmez: Peçeli niyet, siyasetin en sinsi araçlarından biridir.
***
CTP Genel Başkanlık yarışını olabildiğince az kırgınlıkla geride bırakmış görünüyor. Kırgınlıkların ne kadar geride kaldığı özellikle milletvekilliği seçimde kesin olarak anlaşılacak. Belki bazıları, kendi istekleri hilafına aday listesinin dışında kalacak ya da alt sıralarda yer alacak.
Ya da aynı partinin adayları arasında, parti disiplinini zorlayıp, tehdit edecek bir yarış olacak.
Niyetlerin peçe gerisinde olduğu bir ortamda bu konuda öngörüde bulunmak kolay değildir.
***
UBP’de genel başkanlık yarışı var mı? Şu anda ilan edilmiş bir yarış yok gibi görünse de, var. Başbakan Ünal Üstel’in bölge ziyaretlerinden yansıyan fotoğraflara bakınız, Üstel’le aynı sırada oturanların yüzleri çok şey anlatıyor.
Ya da bazılarının Ünal Üstel’le aynı fotoğraf karesine girmeme özeni. Bunlar hep niyetlerin peçelenmesidir.
***
Peçeli niyet, cesaretsizliğin diplomatik adıdır.
Söylemeye cesaret edemediğini ima ile anlatmak, savunamayacağını dolambaçla yürürlüğe koymak, hesabını veremeyeceğini belirsizliğe havale etmektir.
Bu nedenle peçeli niyet, çoğu zaman bir eksiklikten değil, bilinçli bir tercihten doğar. Çünkü açık niyet hesap verir; peçeli niyet ise kaçamak üretir.
***
Siyaset, özü itibarıyla kamusal bir çalışmadır. Kamusal olan açıklık ister. Ancak açıklık, sorumluluğu da beraberinde getirir. İşte tam bu noktada peçeli niyet devreye girer. Bir yasa “toplumsal düzen” adına çıkarılır ama aslında belirli bir kesimi hizaya sokmayı ya da kişiye özel çıkar hedefler.
Bir reform “verimlilik” diye pazarlanır ama gerçekte kamusal alanı özelde birilerine açmanın yolunu döşer.
Bir ittifak “istikrar” gerekçesiyle kurulur ama asıl amaç iktidarı, iktidar olanaklarını paylaşarak sürdürmektir.
Sözcükler masum, niyet peçelidir.
***
Peçeli niyetin en tehlikeli yanı, siyaseti ahlaki bir zeminden koparmasıdır.
Çünkü ahlak, niyetle ölçülür. Söylenenle yapılan arasındaki mesafe büyüdükçe, siyaset güven kaybeder. Toplum, kendisine anlatılan masalla yaşadığı gerçeklik arasındaki çelişkiyi fark eder. O zaman da siyaset, inandırıcılığını değil, yalnızca gücünü konuşur. Gücün konuştuğu yerde ise hakikatin sesi kısılır.
Peçeli niyet, aynı zamanda bir korkunun itirafıdır.
Kendi halkına güvenmeyen siyasetçi, niyetini saklar. Tartışmaktan korkan, niyetini örtbas eder. Hesap vermekten çekinen, niyetini muğlaklaştırır. Oysa demokratik siyaset, niyetini saklamaz; risk alır, eleştiriye açık olur. Peçeli niyet ise demokrasinin değil, vesayetin dilidir.
***
Toplumlar uzun vadede peçeli niyetle yönetilemez.
Çünkü belirsizlik, güvensizlik üretir. Güvensizlik ise siyaseti çürütür. Bugün “iyi niyet” diye sunulan örtülü adımlar, yarın ağır toplumsal bedellere dönüşür. Bazıları balık hafızalı dese de, halkın hafızası güçlüdür; unutmaz.
Siyasetçinin sözleriyle icraatları arasındaki çelişki birikir, birikir ve sonunda sandıkta ya da sokakta karşılığını bulur.
Sandıkta hesaplaşma, güvensizliğin son aşamasında seçmenin siyasetçiye sandıkta tokat atmasıdır.
***
Sonuç olarak politikada peçeli niyet, zekânın değil kurnazlığın ürünüdür. Kısa vadede işe yarar gibi görünür ama uzun vadede siyaseti de siyasetçiyi de tüketir. Açık niyet cesaretin, peçeli niyet korkunun eseridir..
Cesaret siyaseti büyütür, korku ise küçültür.
…Ve unutulmamalıdır ki; niyet ne kadar örtülürse örtülsün, hakikat bir gün mutlaka o peçeyi yırtar, parçalar.



