Dünya

Trump’ın Barış Kurulu: BM’ye meydan okuma mı?

ABD Başkanı Trump Barış Kurulu ile Gazze Şeridi’nde barışı ve yeniden imarı denetlemek istiyordu. Ancak yayımlanan tüzük, bu yapının Gazze’den bağımsız ve kalıcı bir organa dönüşebileceği iddialarını güçlendirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, “Barış Kurulu” adını verdiği oluşumla başlangıçta Gazze Şeridi’nde barışı ve yeniden imarı denetlemek istiyordu. Birleşmiş Milletler (BM), geçen yıl Kasım ayında kabul edilen 2803 sayılı karar ile buna onay verdi. Ancak bazı uluslararası hukukçular, daha o aşamada bile bunun uluslararası hukukla çeliştiğini savunmuştu.

Şimdi ise Trump’ın bu Barış Kurulu’nu Ortadoğu çatışmasından bağımsız olarak, kendi liderliği altında kalıcı bir yapı haline getirmek istediği anlaşılıyor. İsrail gazetesi Times of Israel’in bu Pazar günü yayımladığı kuruluş tüzüğünde Gazze Şeridi’nden hiç söz edilmiyor.

Trump’ın Barış Kurulu nedir?

Barış Kurulu’nun tüzüğüne göre bu organ, dünya genelinde “istikrarı teşvik etmeyi, güvenilir ve hukuka uygun yönetimi yeniden tesis etmeyi ve kalıcı barışı güvence altına almayı” hedefliyor. Bu hedefler, “çatışmalardan etkilenen ya da tehdit altındaki bölgeler” için geçerli. Belgede, Barış Kurulu başkanına son derece geniş yetkiler tanınıyor. Kurucu başkan olarak Donald Trump’ın adı açıkça belirtiliyor. Buna karşılık Gazze Şeridi’ne dair herhangi bir atıf yer almıyor. Trump, Perşembe günü Dünya Ekonomik Forumu’nun düzenlendiği Davos’ta Barış Kurulu tüzüğünü törenle imzalayacak.

Ekim 2025'te Şarm el-Şeyh'te (Mısır) düzenlenen Gazze barış zirvesinde Donald Trump, kendisini "Ortadoğu barış elçisi" olarak tanıtmıştı
Ekim 2025’te Şarm el-Şeyh’te (Mısır) düzenlenen Gazze barış zirvesinde Donald Trump, kendisini “Ortadoğu barış elçisi” olarak tanıtmıştıFotoğraf: Yoan Valat/REUTERS

Üyeler kimler olacak?

Tüzüğe göre, devletleri üye olarak davet etme yetkisi yalnızca başkana ait. Üyelik süresi üç yıl ile sınırlı, ancak başkan tarafından uzatılabiliyor. Kuruluştan sonraki ilk yıl içinde Barış Kurulu’nun finansmanına bir milyar dolardan fazla katkı sağlayan devletlerin ise süresiz üyeliğe sahip olması öngörülüyor.

Basında yer alan haberlere göre, şu ana kadar yaklaşık 60 devlet Barış Kurulu’na davet edildi. Almanya, Türkiye, Macaristan ve Kanada’nın da aralarında bulunduğu bazı NATO ülkeleri, bunu doğruladı. Fransa ise Pazartesi günü daveti reddetti. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, parlamenterlere yaptığı açıklamada, “Bu Barış Kurulu’nun tüzüğü, Gazze Şeridi ve Birleşmiş Milletler tarafından desteklenen barış planının ötesine geçtiği için Fransa hayır demek zorunda” ifadelerini kullandı. Trump ise buna karşılık Fransız şarapları ve şampanyalarına yüzde 200 gümrük vergisi tehdidinde bulundu.

Kremlin’den yapılan açıklamaya göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de davet aldı ve bunu kabul etmeyi değerlendiriyor. Ortadoğu’da ise Mısır ve Ürdün, davet aldıklarını teyit etti, Pakistan da davetin kendilerine ulaştığını açıkladı. Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei ile Paraguay Devlet Başkanı Santiago Pena da davet için açıkça teşekkür etti.

Barış Kurulu’nda bireysel üyeler de var mı?

Donald Trump’ın bazı kişileri de bu yapıya dahil etmesi dikkat çekti. Trump, damadı Jared Kushner’i, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair’i, Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga’yı, ABD’li milyarder Marc Rowan’ı ve ABD’den bazı siyasi müttefiklerini görevlendirdi.

Ancak burada söz konusu olan Barış Kurulu üyeliği değil, farklı alt kurullarda üstlenilen görevler. Tüzüğe göre, Barış Kurulu’nda oy hakkına sahip üyeler yalnızca devletler ve bu devletler de kendi devlet ya da hükümet başkanları tarafından temsil ediliyor.

Donald Trump, İngiltere esk Başbakanı Tony Blair ile birlikte; Barış Konseyi'nin kurucu yönetim kurulu üyesi olacak
Donald Trump, İngiltere esk Başbakanı Tony Blair ile birlikte; Barış Konseyi’nin kurucu yönetim kurulu üyesi olacakFotoğraf: Michael Kappeler/dpa/picture alliance

Barış Kurulu, BM ile rekabet mi edecek?

Barış Kurulu tüzüğünün giriş bölümünün daha ilk paragrafında, kalıcı barış için “çok sık başarısız olmuş yaklaşımlardan ve kurumlardan kopmanın” gerekli olduğu ifade ediliyor. Birleşmiş Milletler adı açıkça anılmasa da Trump, BM’yi defalarca sert biçimde eleştirmiş ve etkisiz bir örgüt olarak tanımlamıştı.

BM, yaklaşık 80 yıl önce, dönemin ABD Başkanı Franklin D. Roosevelt’in öncülüğünde kurulmuştu. Bugün örgütün 193 üye devleti bulunuyor.

Tel Aviv Üniversitesi’nden uluslararası hukuk uzmanı Eliav Lieblich’e göre durum net: “Bu tüzük, açıkça BM’ye yönelik bir meydan okuma ve bu kuruma duyulan güvensizliğin ifadesi.”

Barış Kurulu nasıl işleyecek?

Barış Kurulu, büyük ölçüde başkanın rolü etrafında şekillendiriliyor. Başkan, yalnızca üyeleri davet etme yetkisine sahip değil; aynı zamanda mevcut üyeleri süresi dolmadan Kurul’dan çıkarabilen tek kişi. Diğer üyelerin veto hakkı var, ancak bunun için üçte iki çoğunluk gerekiyor.

Üye devletlerin gündem maddelerini kendilerinin önermesi ve önemli kararları “her devlet bir oy” ilkesiyle basit çoğunlukla alabilmesi öngörülüyor. Bu kararlar arasında yıllık bütçe, alt kurulların oluşturulması, yöneticilerin atanması ve önemli siyasi kararlar yer alıyor. Ancak tüm bu kararların yürürlüğe girmesi için başkanın onayı şart.

Barış Kurulu’na kim başkanlık edecek?

Tüzükte, Donald J. Trump açıkça kurucu başkan olarak ve üstelik ömür boyu bu göreve atanmış durumda. Görev süresinin erken sona ermesi ancak gönüllü istifa ya da üye devletlerin oybirliğiyle vereceği bir “görevden alma” kararıyla mümkün. Her başkan, görevinden ayrılması halinde yetkileri derhal devralacak bir halef belirlemekle yükümlü.

Bu görev, ABD Anayasası gereği üç yıl sonra sona erecek olan Trump’ın ABD başkanlığından bağımsız. O zamana kadar Trump ayrıca ABD’yi üye devlet olarak temsil etmeye devam edecek.

Trump'ın Barış Konseyi, BM ile rekabet edebilir mi?
Trump’ın Barış Konseyi, BM ile rekabet edebilir mi?Fotoğraf: Brendan Smialowski/AFP

Devletler neden bir milyar doları ödemek zorunda?

Başkanın davetiyle verilen üyelik esasen üç yıl ile sınırlı. Ancak bir yıl içinde Barış Kurulu’nun finansmanına bir milyar dolardan fazla katkı yapan devletler, süre sınırlaması olmaksızın üye olabiliyor.

Barış Kurulu’nun uluslararası hukuk açısından anlamı ne?

Tüzüğe göre Barış Kurulu, “uluslararası hukukla uyumlu biçimde barışı koruma” amacı taşıyor. Uluslararası hukukun temelini ise Birleşmiş Milletler Şartı oluşturuyor. Ancak söz konusu BM kararı, Barış Kurulu’nda yalnızca Filistinliler ile İsrail arasındaki Ortadoğu çatışmasını yatıştırma yetkisi vermişti.

Bu yetki dışında başka görevler üstlenmesi, Barış Kurulu’nda doğrudan Birleşmiş Milletler ile rekabet eder hale getirebilir. Bunun ne ölçüde mümkün olacağı ise üye devletlerin katılımına ve bu yapıyı ne kadar güçlü biçimde destekleyeceklerine bağlı. Uluslararası hukuk uzmanı Lieblich, şu öngörüde bulunuyor: “Eğer çok sayıda ülke katılırsa, bu gerçekten de BM için bir meydan okumaya dönüşebilir.”

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu