Tacan Reynar, TUFAN HOCA, dedi

Avukat, hukuk insanı ” Tufan Hoca” başlığıyla Cumhurbaşkanlığı seçiminde neden Tufan Erhürman’ı desteklediğini yazdı…
” TUFAN HOCA
Kendisiyle üniversite yıllarında idare hukuku hocamız olduğu dönemde tanıştım. Derslerindeki performansıyla amfileri tıklım tıklım dolduran genç, karizmatik ve heyecanlı bir hocamızdı. Konuları öyle bir anlatıyordu ki soluksuz izliyordu öğrenciler o hocalarını.
Adı, Tufan hocaydı.
Sonra öğrenci örgütlenmeleri içinde sorunlar yaşadığımızda kapısını kolaylıkla çalıp ondan öneriler dinlediğimiz de oldu, karşılıklı çay kahve içtiğimiz de.
Mezun olduktan sonra en büyük hedefim anayasa kürsüsüne asistan olabilmekti, ama çeşitli sebeplerle o hayal gerçekleşemedi.
Yükseklisansımı daha önce hiç doğru düzgün bir çalışma yapılmamış bir alanda yapmayı tercih ettim. Yıllarca görüşmelerde en fazla tartışılan, federal ile federe yönetimler arasındaki yetki bölüşümleri ve uyuşmazlıkların çözümü konusunda. Özetle yükseklisansım federalizm alanındaydı.
Çok zor koşullarda, hem staj ve avukatlık hem de akademik çalışmalar yürüterek o süreci geçirdim.
Tez danışmanım Tufan hocaydı.
Her konuda kendisine danışabildiğim, kafam her sıkıştığında bana kaynak gösteren çok değerli bir danışmanla çalışmanın mutluluğu vardı içimde.
Hatırlıyorum, tez taslağını verdiğimde aldığım geri dönüşle şok olmuştum. Tüm dilbilgisi hatalarını dahi düzelten, daha fazla açıklama talep eden soru işaretleriyle dolu sayfalarla geri almıştım tezi. Bir ara İngilizce bir ifadeyi hatalı yazdığım için sayfanın sol altından, sağ üstüne kadar güzelce (!) de bir not yazmış ve devamını okumamıştı.
Teslim etmeliyim ki, bugün kullandığım dildeki yazım disiplini ve kontrolünde onun payı yadsınamaz.
Onun o dönem hemen hemen hepimizde yarattığı “daha fazla okumalısınız” yönlendirmesiyle daha fazla okuduk , paylaştık ve üzerimizde derin izlerin bırakıldığı bir eğitim hayatımız oldu. Öyle bir hocaydı kendisi.
Sonra siyasete girdi.
CTP Genel Başkanı olduğunda onu kutlamış ve ondan çok şey beklediğimi söylemiştim. Bence bu toplumun ve gençliğin önünü açabilecek bilgi ve birikime sahipti.
Sonrasında uyuşmadığımız çok şey oldu. Şahsen ben o siyaset yaparken, siyasi söylemlerini en çok eleştirenlerden biri oldum, hâlen de gerektiğinde eleştiriyorum. Yenidüzen’de 2020 yılındaki bir köşe yazımda “Akıncı ve Diğerleri” başlıklı bir makale kaleme almıştım. Kızılca kıyamet kopmuştu. O dönem düşüncelerimi samimiyetimle dile getirmiş ve Sn.Erhürman’ı ağır bir şekilde de eleştirmiştim.
Özete gelelim, sevgili dostlar, Cumhurbaşkanlığı seçiminde şu anda önümüzde çok net olarak, Tufan hoca ve Kıbrıslı Türklerin iradesine karşı darbeyle seçtirilmiş bir de Tatar seçeneği var.
Şahsi düşüncem, bu toplumun “ama, fakat, lakin”lerle artık kaybedecek bir saniyesi bile olmadığı yönündedir.
Hiç birimiz kusursuz değiliz. Elbette Tufan hocanın da kusurları, belki affetmesi zor söylemleri veya tepki/tepkisizlikleri vardır.
2020’deki Cumhurbaşkanlığı seçiminde herkes kendi adayını çıkardığında yapılanın hata olduğunu o dönem söylemiştim. Birlik ve beraberlik, en kırılgan dönemde başarılamadı.
Ankara müdahalesi altında irademiz ezildi.
Ancak gelinen bu aşamada,
artık tüm toplum olarak, sağdan sola, siyasi düşüncemiz veya hassasiyetlerimiz ne olursa olsun, etrafımız cehalet ve ateşle çevriliyken birbirimize yaslanmak dışında başka bir şansımız kalmadı.
Bu toplumun, artık demografik yapısı tümden alaşağı edilmiş hal-i pür melali içinde, her kim olursa olsun küçük siyasi ajandalara, gelecekteki koltuk kapma hesaplarına kaybedecek zamanı yoktur dostlar.
Yapmayın!
Tatar’ı 5 yıl daha çekecek takadimiz de kalmadı !
Bu militarist ağı, bu sırnaşık yobazlığı, yargıya yapılan saldırıları, bu içimize yerleştirmeye çalıştıkları bölünmeyi seyredecek gücümüz de kalmadı !
Birlik olalım, “ama, fakat, lakin” demek yerine, naçizane önerimdir, bu sürece destek olalım.
2025 Cumhurbaşkanlığı seçiminde benim desteğim Tufan hocama.
#ÇünküHedefBirleşikKıbrıs
Not: Bu paylaşıma öfke gösterecek eminim çok sayıda dost olacak. Olsun. Eğer siz aday olarak er meydanına çıkamıyor ve toplumu ikna edemiyorsanız veya boykot diyerek Tatar’ın bir daha seçilmesini izlemek istiyorsanız, ben öfkenizin hedefi olmaya razıyım. Sevgiyle…



