Bu Haller Bize Hiç Yakışmadı

Sanırım herkes bu konuda hemfikirdir.
Meclis önünde yaşananlar bu ülkeye yakışmamıştır.
Polisin kendi insanına yönelik tavrı da, onların polise yönelik tavrı da bize yakışmadı.
Bunlar bize ait haller değil..!
Peki ama maden bize ait değil neden oldu..?
Güzel soru.
Başkası bize empoze etmedi.
Kimse çıkıp da bunu yapmamızı söylemedi.
Bunu biz yaptık.
Önce bunu kabullenmeliyiz.
Böyle oldu çünkü konuşmadık.
Suçlu aramak yerine durumu tün çıplaklığıyla doğru analiz ettiğimizde bu acı gerçekle karşılaşırız.
Konuşmadık ve böyle oldu.
Karşımızda duran acı gerçekle bir an önce yüzleşmeli ve bundan sonrasını kurtarmalıyız.
Bu kadar kavganın içerisinde bile aynı masaya oturan taraflar neden tüm bunlar olmadan bir araya gelip konuşamadılar..?
Evet, bir araya gelip konuştular ama sonuçsuz kaldı.
Ancak böylesi bir ortamda da kimse tarafların ilk görüşmeden uzlaşmasını bekleyemezdi.
Şimdi ikinci tur olacak.
Taraflar mutlaka bir kez daha bir araya gelecekler ve konuşacaklar.
Doğrusu da budur.
Bir masa kurulmuştur ve o masadan da mutlaka bir sonuç çıkacaktır.
Şunun da altını çizmek gerekir ki o masadan çıkacak sonuç her ne olursa olsun tüm taraflarca kabul edilecektir.
Çünkü bu bir uzlaşıdır.
Olaya kazanan ya da kaybeden diye bakmak düştüğümüz en büyük yanılgıdır.
Bunu derhal terk etmeli ve sağ duyulu konuşmalara geçmeliyiz.
Bu ülke bu tür kavgaları kaldıramayacak kadar küçüktür.
Küçük bir ülkeyiz ve hepimiz birbirimize çok daha sıkı bağlarla bağlıyız.
Bu bağlara zarar verecek, canımızı acıtacak işlere teslim olmamalıyız.
Konuşalım, anlaşalım…
Bu ülkenin insanları olarak masa başında buluşmayı çok severiz.
Her konuşmanın sonunda ya bir kahve ya da meyhane masası kurulur.
Güzel de olur.
Bu sefer de uzlaşı masası kurulmuştur.
O masayı devirmeden konuşabiliriz.


