Harmancı’nın Kritik Kararı…

Lefkoşa Türk Belediyesi (LTB) Başkanı Mehmet Harmancı’yı hepimiz iyi tanırız.
Bu ülkede yaşayanlar siyaset ile ilgilensinler ya da ilgilenmesinler, muhakkak ki Mehmet Harmancı’nın kim olduğunu biliyorlardır veya en azından ismini duymuşlardır.
Harmancı genç yaşına rağmen bu ülkenin en tecrübeli siyasetçileri arasındadır.
Kişiliği ve insanlara olan yakınlığı ile fark yaratmış birisidir.
Bu ülkede bir siyasetçinin halkın gözündeki yerini anlamanın çok basit bir yolu vardır.
Eğer ki bir seçim öncesinde bir siyasetçinin ismi kendisi adaylık açıklamadan o seçim için telaffuz edilmeye başlamışsa o siyasetçi halkın gözünde belli bir seviyeye ulaşmış demektir.
Çünkü halk sizi o makama yakıştırmıştır ve aday olmanız yönünde bir beklentiye girmiştir.
Son seçimde de, yani cumhurbaşkanı seçiminde de bu oldu.
Toplumcu Demokrasi Partisi’nin (TDP) adayının Harmancı olmasına kesin gözüyle bakılıyor ve onun ismi telaffuz ediliyordu.
Ancak koşullar farklı yönde gelişti ve partisi aday göstermek yerine Erhürman’a destek verdi, Harmancı da aday olmadı.
Bu karara Harmancı’nın da destek verdiğini ayrıca bilmekteyim.
Siyasi görüşlerimiz kendisiyle zaman zaman örtüşmese de bende de yeri özel olan sayılı siyasetçilerdendir kendisi.
2026 yılının ilk programını Mehmet Harmancı ile yaptık.
Geride kalan yılda Lefkoşa için yapılanları ayrıntılarıyla sıraladı, kalan hedeflerini paylaştı.
Çok özel konularda samimi yanıtlar verdi.
Bunlardan birisi de siyasette izleyeceği yol oldu.
Malum, bir yıllık zaman dilimi içerisinde iki ayrı seçim yapacağız.
Birisi yerel, diğeri de genel olacak.
Hal böyle olunca herkesin merak ettiğini sordum:
Yerel siyasette devam mı yoksa merkezi siyasete geçiş mi..?
Çok net değil ama çok samimi yanıtlar aldım.
Henüz kesinleşmiş bir kararı olmadığı için net bir yanıt vermedi.
Ama bu durumu çok samimi bir biçimde izah etti.
“Yerimi gönül rahatlığıyla verebileceğim bir isim olursa LTB Başkanlığı görevine yeniden aday olmayacağım” dedi özetle.
Ama bunu yaparken de merkezi siyasete koşulsuz yönelmeyeceğini de ekledi.
İşte bu nokta çok önemlidir.
Milletvekili olmayı bir terfi olarak görmüyor Harmancı.
“eğer bir fark yaratabileceksem, taşları yerinden oynatabileceksem bu işe girerim, mevcut koşullara dahil olacaksam asla bu adımı atmam” dedi.
Bu ifade çok önemlidir ve herkesin okuyup anlaması gerekir.
Milletvekilliği asla bir amaç değildir.
Bir araçtır.
Ülke için yapılması gerekenleri yapabilmenin aracıdır.
Değişmesi gerekenleri değiştirmenin anahtarıdır.
Yoksa yine aynı hamam aynı tas olacaksa bir anlamı yoktur kimin gelip kimin gittiği.
Harmancı bu mesajı çok samimi bir şekilde dile getirmiştir.
Şimdi sıra vereceği karara kalmıştır.
Çok kritik bir karar olacak.
Bakalım zaman bize ne getirecek…

