Aziz KARAAZİZ

Hristodulidis’i İngilizler’in Önüne Don Kişot Olarak Sürdüler

 

İran savaşı ile birlikte Kıbrıs’taki İngiliz üsleri de gayri resmi bir biçimde tartışmaya açıldı.
Ancak görünen odur ki Rum Yönetimi bu durumu resmi tartışmaya çevirmeye niyetli.
Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis Avrupa Parlamentosu’ndan da aldığı rüzgarla bu işe kalkışmış durumda.
Peki ne yaptı..?
İngiltere Başbakanı Keir Starmer ile bir telefon görüşmesi yapan Hristodulidis, bu yöndeki niyetini iletti.
Bunu yaparken de konunun kurulacak ortak teknik komitede konuşulmasını önerdi.
Bu Kıbrıs konusu bakımından, Ada’nın kaderini etkileyecek ciddi bir adımdır.
Gerçi henüz Starmer’in yanıtı gelmedi, ya da biz bilmiyoruz.
Ama konunun bu şekle gelmesi ve bunun basın yoluyla kamuoyu ile paylaşılması önemlidir.
Belli ki İngiliz muhatabı Hristodulidis’e katı bir tavır sergilemedi.
Hatta belki de pozitif bir yaklaşım bile sergilemiş olabilir.
Sonuçta Starmer de İngiliz İşçi Partisi mensubu ve partisinin bu yöndeki genel politik anlayışına yatkın birisi.
Peki nasıl olacak..?
İşte bu en önemli konu.
Yani, taraflar doğrudan oturacak ve üslerin kapatılmasını mı görüşecekler yoksa şimdikinden daha farklı bir fonksiyona dönüşmesini mi ele alacaklar…?
Mevcut statüsünün değişmesi üsleri tamamen işlevsiz hale getirir.
Bu noktada kapanması konuşulacak tek seçenek gibi görünmekte.
Ama burada da NATO faktörü devreye girecektir.
Hem ABD hem de diğer NATO ülkeleri böylesi stratejik bir noktadaki üsleri kaybetmek istemeyeceklerdir.
O nedenle de Hristodulidis’e verilmiş olan AB rüzgarının çok da samimi olmadığını düşünmekteyim.
Belli ki İngilizler’in AB üyesi diğer NATO müttefikleri bir fırsat yakaladıkları düşüncesiyle böylesi bir hamle ortaya koymuşlar.
Sonuçta Hristodulidis’in boyunu aşan bu işte dönüp dolaşıp Almanya ve Fransa’nın yardımını talep edeceğini bu ülkeler çok iyi bilmekteler.
Hristodulidis NATO’nun AB kanadının İngiltere’nin üzerine gönderdiği Don Kişot’tan başkası değildir, daha farklı olamaz.
İngiltere’nin Kıbrıs’taki üslerinden vazgeçeceğini düşünmek en insaflı deyişle, kapasite eksikliğine işaret eder, daha da ötesi yoktur.
Hele ki bir de son yaşadıklarımız ve yaşamaya devam ettiklerimiz göz önüne alındığında.
Rum Yönetimi bir kez daha iradesini başka ellere bırakmıştır.
Gidişat hiç de iyi değildir.
Özellikle de askeri açıdan Güney Kıbrıs’ın maruz kaldığı istila benzeri durumun ileriki safhalarının ne olacağını hesaplayan olmuş mudur, emin değilim.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu