Parçası Eksik “Puzzle” Başa Beladır…

Benim çocukluğumun yegane eğlencelerinden birisiydi, puzzle..
Türkçe ismiyle yap-boz.
Teknolojinin renkli televizyondan ibaret olduğu, sokakta oynamanın delilik değil de zorunluluk olduğu yıllarda girmişti hayatımıza.
Basit bir kartonun üzerindeki resmin gelişigüzel ayrıldığı parçalarını bir araya getirerek eğleniyor ve mutlu oluyorduk.
Defalarca bozuyor, defalarca yapıyorduk.
Bıkmadan usanmadan.
Bir parçası kayboluncaya kadar devam ediyordu bu eğlence ve mutluluk..
Ama işte gel gör ki o kaybolan parça tüm işi bozuyordu.
Ne olduğunu çok iyi bildiğimiz, hatta her çizgisini ezberlediğimiz o resim bir anda anlamsız kalıyordu.
Tek bir eksik parça yüzünden..
O nedenle de tüm parçalarına gözümüz gibi bakıyorduk.
Günümüzde hala devam eden bir alışkanlık, yüzlerce hatta binlerce parçalısı bile var.
O boyuttaki bir puzzle’dan parça kaybolduğunu düşünmek bile istemem.
İşin bütün keyfi kaçar, mutsuzluk hakim olur.
Aynı bugünlerde ülke olarak yaşadıklarımız gibi.
Baş örtüsü meselesi…
Konunun içeriğinin ne olduğu, nereye evrileceği üzerinde o kadar yoğunlaştık ki, işin başlangıç noktasını kaçırdık.
Birileri de bu eksikliği fırsat bildi ve kendi istediği parça ile doldurdu.
Ama oraya ait olmayan bu parça nedeniyle keyfimiz iyice bozuldu.
Şu anda ülkede herkes birbirini suçlar bir hale geldi.
İnsanlar birbirlerini kategorize etmeye, bloklar oluşmaya ve bu blokların arası açılmaya başladı.
Bu sonucu iki farklı davranış biçimi yarattı.
Bilerek bunu yapanlar ile ne yaptığını bilmeden bunu yapanlar.
Her ikisi de kötü, her ikisi de suçlu.
Aralarında masum olan yok..!
Çünkü birisi bilerek ve isteyerek bir dezenformasyon yaratmış ve bundan çıkar elde etmeyi hesaplıyor.
Diğeri ise yapması gereken yerine ne yaptığını bilmez bir hareket tarzı ile ortalığı toza dumana boğmuş, tam bir kaos yaratmış.
Kime daha fazla kızabiliriz emin olamadım.
Ama eğer en başta puzzle’ın parçası eksik bırakılmasaydı bugün bu durumda olmazdık.
Basit bir olay bu seviyede tehlikeli boyutlara tırmandırılmazdı.
Ama oldu. Şimdi bundan sonrasını düşünmeliyiz.
Tansiyonun acil olarak düşmesi şart.
Kimse boşuna heveslenmesin, oluşan ortam kimseye yaramaz.
Aksine hepimize zarar verir.
Eksik parçayı bulalım ve yerine koyalım.
Resim tamamlansın…
Rahat edelim…


