Şans Bir Kez Daha Yüzümüze Güldü…

Acı ama gerçek ne yazık ki şansımız ile bu işi götürüyoruz.
Kişisel mülkiyetler konusunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne götürülen davada açıklanan karar emin olunuz ki son şansımızdır.
AİHM önceki kararları ışığında verdiği kararında bir kez daha KKTC Taşınmaz Mal Komisyonu’nun işlevsel olduğunu, çalıştığını söyledi.
Söyledi ama bunu yaparken de yaşanan gecikmeler de kayda geçirildi.
Odaklanmamız gereken nokta tam da budur.
Kesinlikle “bu sefer de savuşturduk” mantığı ile yola devam edemeyiz.
Taşınmaz Mal Komisyonu Kıbrıs’taki mülkiyet konusunun mümkün olan en adil şekliyle halledilmesi yönünde işlevselliği bulunan yegane mekanizmadır.
Rum hükümetinin son dönemde başlatmış olduğu tutuklamalar aslında bazı söylemlerde öne çıkarılan şekliyle ekonomimize değil Taşınmaz Mal Komisyonu’na yönelik bir saldırıdır.
KKTC ekonomisine vurulacak darbe de onlar açısından işin bonusudur.
Bir taşla iki kuş misali hem ekonomiye darbe vurulacak hem de mülkiyet konusunda Türk tarafının elini kolunu bağlayan bir statüko oluşturulacak.
Temel hedef budur.
Türk tarafının en başından beridir hukuk yolundan ayrılmadan bu konuyu sürdürmesi bugünkü durumu yani AİHM kararını yaratmıştır.
Ama bu son karardır.
Kararda yer alan “ağır işlevsellik” vurgusu çok önemlidir.
Hukuk yolunda ağır aksak bir yol çok tercih edilmez.
O nedenle de bir an evvel Taşınmaz Mal Komisyonu’nun daha seri işlem yapabilmesini sağlamalıyız.
TMK’nın işlevselliği bizim lehimize olan ve Kıbrıs’ta mülkiyet rejimini değiştirecek bir durumdur.
Bunun son şansımız olduğunu ve artık şans faktörünün tükendiğini unutmadan çarkları döndürelim.
Kıbrıs’ta rejim mülkiyetinin değişmesi Türk tarafının yürüttüğü yeni politikanın doğruluğunu da gösterecektir.
Artık kartlar yeniden dağıtılıyor.
Elimizdekinin değerini bilerek, karşı tarafın da hamlelerini görerek ona göre adımlar atmalıyız…
