Vakit Olsaydı, Erken Seçim Yapardık…

Ama gel gör ki zaman kalmadı.
Cumhurbaşkanı seçim süreci kapıya geldi dayandı.
Son yaşananlar gösterdi ki bir erken seçim çok da gereksiz olmaz.
Bir takım dengelerin bozulması ve yeni dengelerin oluşması açısından iyi olurdu.
Ama geç kaldık.
Bugünden sonra seçimi telaffuz etmek çok mümkün olmayacak.
Bu noktada son sözü Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı Başbakan Ünal Üstel söyleyecek.
UBP içerisindeki dengeleri en iyi bilen isim olarak Üstel seçim kararı da alabilir, yola devam da diyebilir.
Her iki kararı da verebilecek ve uygulayabilecek iradesi mevcut.
Mecliste yaşanan nisap krizi sonrasında hemen akıllara bu geldi.
Şimdilik herkes izlemede.
Bu noktada Üstel rahat, çünkü liderlik sıkıntısı yok.
Aksine güçlenerek çıktığı kurultay sonrasında liderliğini pekiştirdi.
Hatta o kadar ki bir süre ismi cumhurbaşkanı adayı olarak anıldı.
Bu noktada Üstel verdiği kararı uyguladı.
Bunu da anımsatalım.
Bugün ülkede bir hükümet krizi yok.
Peki neden bir anda erken seçim akıllara geliverdi..?
Çünkü alıştık. Ne zaman bir sorun olsa çareyi hemen erken seçimde buluyoruz.
Bu sefer de aynısı oluyor.
Olur mu olmaz mı yerine sormamız gereken tek soru, olmalı mı şeklindedir.
Beklentiler elbette önemlidir.
Ama beklentiler her zaman için ihtiyaçlarla aynı doğrultuda olmaz.
Zaman zaman beklentiler ile ihtiyaçlar farklı yönlerde belirirler.
Bilhassa da siyasette.
O nedenle de son durumu fazla heyecana kapılmadan ele almak ve şartları doğru okumak lazım.
Beklentileri ihtiyaçlardan ayırmadan aynı rotaya koyabilmek başarının en önemli sırlarındandır.
Vaktimiz olsa belki bir erken genel seçim yapardık.
Ama yok.
19 Ekim sonrası duruma yeniden bakacağız.
