Zoraki Gündem: KIBRIS

Bugüne kadar hep akşam saatlerinde yazdım yazılarımı.
Günü yaşamak, ne olup bittiğini görmek ve buna göre ne yazacağıma karar vermek açısından yapıyordum bunu.
Ama artık vazgeçtim.
Bundan sonra sabah başlayıp, öğle saatlerinde devam edip akşam tamamlayacağım.
Bu yazı da ilk örnektir.
Çünkü bu ülkede gündem giderek daha bir tuhaf hal almaya başladı.
Sabahleyin size esir alan gündem öğlen bambaşka bir yapıya dönüşebiliyor.
Ya da günü başladığınızdan çok daha farklı bir gündemle tamamlıyorsunuz.
Bakalım bu yeni yöntemle ortaya ne çıkacak..!
Mesela şu an sabah saatleri ve bende, benim olduğum ortamda gündem Kıbrıs konusu.
“Acaba Cenevre’de ne olur..?” sorusu sorulmakta.
Zoraki bir gündem.
İş yokluğundan boşalan alanı fizik kurallarının avantajıyla doldurmakta.
Bu zoraki gündeme ilişkin söylenecek yeni bir söz halen yok.
Derken öğle saatlerinde “taze” bir gündem geldi ve mevcut değişti.
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Ekim ayındaki cumhurbaşkanı seçiminde yeniden bu göreve aday olduğunu açıkladı.
Aslında bunu “bir kez daha açıkladı” şeklinde vermek daha doğru olur çünkü Sayın Cumhurbaşkanı daha önce de adaylık kararını bizlerle paylaşmıştı.
Hatta bu paylaşım yerlerinden birisi UBP Parti Meclisi toplantısıydı.
Ama görünen o ki Sayın Cumhurbaşkanı iki hafta sonra gerçekleşecek gayri resmi Cenevre görüşmesine adaylık kararını teyit etmiş olarak gitmek niyetinde.
Ne alakası var..?
Şöyle var, masada yeri geldiğinde “kusura bakmayın ama benim 6 ay sonra seçimim var” deyip işi askıya alabilir.
Bu son derece normal bir davranış olur.
Bana kalırsa da böyle yapmalı.
“seçilirsem devam ederiz, seçilmezsem de gelen kişi ile görüşürsünüz” seçeneğini sunmuş olur.
Günü kalanına etki eden “taze” gündemden benim çıkardığım sonuç bu oldu.
Sayın Cumhurbaşkanı adaylık kararını “bir kez daha” açıklarken ince de bir gönderme yaptı.
“ben kararımı verdim” derken “önemli olan kimin destekleyeceği” eklemesini de yaptı.
Bu da doğrudan partisi UBP’ye yönelik bir göndermedir.
Sitem değil, bir hatırlatmadır.
Çünkü UBP’nin bugünlerde bir karar alması lazımdır.
Daha doğrusu, bu yönde varılmış bazı mutabakatlar vardır.
Daha önce de yazmıştık.
Tatar hem adaylığını bir kez daha hatırlattı hem de partisinin alması gereken kararı.
Bakalım bu “refresh” açıklaması ne gibi bir sonuç ortaya çıkaracak.

