Ersin’in fark yaratacak kadar hatırı var mı?

Seçime sayılı günler kala merkez sağda farklı bir tercih yapacak olmanın endişesi değil ama bir tedirginliği var.
Sınırlı sayıda olsa da temas ettiğim kişiler kendileri de hak verircesine “Sokak Erhürman diyor” diye açıkça söylüyorlar.
Hemen arkasından da ama kendilerinin “kararsız” olduklarını da ekliyorlar. Enteresan bir yaklaşım değil mi bu?
5 yıl iktidarı ve Ersin Tatar’ı eleştirmiş diş bilemiş olabilirler, ama yine de değerlendirmelerini sessizce kendi iç dünyalarında son dakikaya kadar yapıp birçok şeyin üzerine sünger çekip unutabilirler mi?
Bu değerlendirmenin sonunda örneğin “dünya bu aralar çok karışık Türkiye ile fasarya çıkmasın, ben değil komşum Ankara’ya mesaj versin” diyebilir mi?
Diyebilir.
Kıbrıs Türkü sabırlıdır. Bu sabrın sonucu olacak, cesaretini aklının sınırları ile çizer.
Anadolu’daki Türklerden bizi ayıran unsurlardan biri de budur.
Yıllar öncesine dayanan ve devam eden sayıca az olmanın ve alttan güreşmenin kazandırdığı toplumsal bir refleks, bir yetkinliktir herhalde bu.
Merkez sağdaki kararsız kesim UBP ile olacak olan hesaplaşmayı 19 Ekim’den sonraki genel seçimlere bırakıp son dakikada “Ersin’in hatırı” var da diyebilir.
Bu yöneliş kalan sürede sonuca etki edecek boyuta ulaşır mı bilemeyiz ama olursa şaşırmam.

