Cenk UZUNOĞLU

İçe çöküş!

Çok kısa bir zaman diliminde farklı konu ve birimlerde art arda ortaya çıkan akıl almaz suiistimaller bir noktadan sonra birbirinden bağımsız birer münferit olay olarak görülmemelidir.

Liderlik bunu idrak etmeyi ve laf cambazlığı ile “garagözlük” yapmamayı gerektirir.

Çürüme ve içten çöküş safhasına gelinmiş olması kurumun sürdürülebilir olması için çok büyük tehlikedir.

Yaşananlara rağmen seçimle geldim seçimle giderim diyerek hala daha yönetme iddiasındaysanız yalnızca ortaya çıkan suiistimaller ile sınırlı önlemler alınmamalıdır o zaman.

Yaşananların içten içe bir çürümenin su yüzüne çıkmasının göstergesi olduğu tespiti ile uçtan uca ciddi bir gözden geçirme yapılmalıdır.

Denetim ve kalite kontrol olgusunun ve algısının kontrolden çıktığını kırmak için gerekirse kurumun dışından da hiç çekinmeden bağımsız bir değerlendirme ve yol planı için destek alınmalıdır.

İçten çürümeyi böyle bir farkındalık ve plan çerçevesinde ele alırsanız doğru iklimi tekrar inşa etmek mümkün olur.

Sürdürülebilir bir kurum olmanın gerekliliği olan kontrol ve denetim olgusu, algısıyla birlikte yok olduktan sonra içten çürüme itibarlı olduğunu düşündüklerimizi de öğütmeye başlar noktaya gelir.

Kurumun yok oluşu da o zaman olur çünkü kurumun kuruluşundaki değerler ile birlikte umut olabilecekler de bu çürümenin içinde yok olur. Ya da kendileri bırakıp gider.

Denetim ve kontrol olgu ve algısındaki çürümenin, kurumu çıkardığı yolculuğun varabileceği noktadan dolayı, ilk anda düşündüğümüzden çok daha hayati bir önemi vardır.

Hele hele kurum diye bahsettiğimiz bir devletin bütünüyse…

Ha yaşananlarla ilgili hala daha inkârsürecindeyseniz o zaman da içten çürümeye dayalı akıl almaz olaylarıelinizdeki basını da kullanarak bir çerçeveye koyup yönetmeye çalışır unutturma çabası içinde bir sonrakini beklersiniz.

Nereye kadar?

Ha bak ona da bu toplum artık ağayı da dinlemeden karar vermelidir.

Ağa da artık “stratejik çıkarlarım var” diye geçmişte yalnız bırakıldığında bile gönül koymayıp mücadelesine devam eden Kıbrıs Türküne güvenmeyip, ille de iç siyasetimizin bir yerinde duracaksa ağabey gibi durmayı öğrenmeli.

Bu toplum gördü göreceğini yeteri kadar.

Gani!

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu