Bir Kez Daha Anlatmak Şart…

Geçtiğimiz günlerde Başbakan Ünal Üstel, kırsal kesim arsa projesine ilişkin yaptığı açıklamada, sürecin Anayasa’nın eşitlik ilkesine bağlı kalınarak yürütüldüğünü, sosyal konut hak sahiplerinin de kura yöntemiyle belirlendiğini ifade etti. Açıklamanın maksadı belli ki kamuoyundaki eleştirileri yanıtlama çabasıydı. Ancak ortada önemli bir sorun var: Konu ne kura yöntemidir, ne de hukuki prosedürün işleyip işlemediğidir.
Cumhurbaşkanlığı seçimi arifesinde, bizzat Cumhurbaşkanı adaylarından biri olan mevcut Cumhurbaşkanı’nın, devletin olanaklarını kullanarak arsa dağıtımını gerçekleştirmesi, bu dağıtımın görüntülerinin basına servis edilmesi ve tüm bu sürecin bir seçim propagandasına dönüştürülmesidir.
Kamu kaynakları, kamu yararı için kullanılır; kişisel ya da partisel çıkarlar için değil. Hele ki seçim sürecinde, bu çizginin aşılması ciddi bir demokratik sorun yaratır. Devletin tarafsızlığına gölge düşüren her hamle, seçimin meşruiyetine de zarar verir. Cumhurbaşkanının “arsa dağıtırken” çekilen fotoğraflarının basına servis edilmesi ve bu görüntülerin yaratacağı algının siyasi hesaplara dahil edilmesi, işin tam da eleştirdiğimiz kısmıdır.
Hem eleştiriyoruz, hem de eleştirinin anlaşılmadığını görünce tekrar anlatmak zorunda kalıyoruz. Bu ülkede demokrasi talep etmek, sadece seçim günü oy vermekle sınırlı değil. Süreçlerin şeffaf, adil ve eşit koşullarda yürütülmesini istemek de demokrasinin temelidir.
