Bu gidişat doğru bir yola çıkmayacak…

Düzelen bir şey yok her gün daha kötüyü görüyoruz. Yarım asırdır bu garip, sistemi olmayan bozuk düzenin içinde tutunmaya çalışıyoruz. Adeta çırpınıyoruz.
Malum Dünyada faşizm yeniden yükseliyor. Bir yanda bir halkın yok oluşunu, hiçbir şey yapmadan hoş belki de yapamadan bilemiyorum öylece izliyoruz.
Diğer bir yanda ifade özgürlüğü kısıtlanmaya, kelimeler susturulmaya çalışılıyor. Her şeyden önce şunu açıkça ifade edecek olursam bu kadar haberdar olduğumuz bir dönemin altında adeta eziliyoruz. Her şey giderek daha dar, daha boğucu hale geliyor.
Ve biz, kendi içimize çekilip kendimize küçük küçük nefes alabileceğimiz alanları yaratmaya çalışıyoruz. Onu da yapabilirsek tabiii.. Garip bir döneme denk geldik.kelimeler bile tükendi artık. söyleyecek bir şey bulamıyoruz. sadece suskunluk,çaresizlik ve bir kabullenişi yaşıyoruz doğru gitmeyen bu çarpık düzenin içinde.İnsan ister istemez sorgulama ihtiyacı duyuyor. Böylesi bir cehennemi nasıl yaratabilmişiz bu küçücük toprak parçasında. İzahı mümkün olmayan bir süreçten geçiyoruz.
Aklın sınırlarının zorlandığı bir süreçtir bu! Ve nihayet KKTC Dışişleri.Bakanlığı iade talebi yok diye açıklama yapıyor.Açıklama şöyle: “Ankara Asliye Ceza Mahkemesi’nin Şener Levent hakkında vermiş olduğu ceza kararının tebliğ edilmesinin istendiğini ancak bu kararın iade talebi içermediği bildirdi.” Hade buna eyvallah diyelim demesine de, bu yeterli mi? Yani talep olsaydı Şener Levent’i verecek miydi KKTC .. Hukukçular bunun anayasamıza aykırı olduğunu net ve kesin ifadelerle dillendirmiş olmalarına rağmen KKTC Dışişleri Bakanlığı açıklamasında parantez açıp bunun zaten anayasamız gereği mümkün olamayacağını ifade edemedi.
