Derviş Doğan

Çürüyen Düzenin Aynasında KKTC

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti uzun zamandır siyasi dalgalanmaların içinden geçiyor. Ne yazık ki bu dalgalar artık sıradan birer kriz değil; devletin temel taşlarını yerinden oynatan sarsıntılar hâline geldi. Son haftalarda ortaya saçılan yolsuzluk iddiaları, tutuklamalar, devlet kurumlarına yönelik artan güvensizlik… Tüm bunlar toplumun vicdanında derin bir yara açmış durumda. Bugün KKTC’de artık kimse “bir şeyler yolunda gidiyor” masalına inanmıyor. Çünkü sorun tekil olaylarda değil; düzenin kendisinin çürümüş olmasında.

 

Düşünün… Devlet mekanizmasının en kritik noktalarına atamayla getirilen isimler, şimdi yolsuzluk soruşturmalarının merkezinde. Bir zamanlar “devletin ağırlığı” olarak görülen makamların etrafını saran gölgeler, artık sadece dedikodulara sığmayacak kadar büyüdü. Bugün bu iddialar, mahkeme salonlarının diliyle, polis tutanaklarının soğukkanlılığıyla, siyasetin giderek sertleşen açıklamalarıyla karşımızda duruyor.

 

Ve toplum şunu soruyor:

Bir başbakanın en yakınındaki isimler bu tür iddialarla gündeme geldiğinde, siyasi sorumluluk nerede başlar?

Demokrasi yalnızca sandıkta mı yaşar, yoksa yönetenlerin hesap verebilirliğiyle mi gerçek anlamını bulur?

 

Bu sorular artık sadece muhalefetin ya da gazetecilerin değil; sokaktaki vatandaşın gündelik sohbetlerinin bir parçası. Çünkü yaşananlar, münferit bir “olay” değil. Bu bir fotoğraf. Hem de sistemin çöktüğünü tüm netliğiyle gösteren bir fotoğraf.

 

KKTC bugün bir eşikte. Ya bu çürümüş yapıyla birlikte sessizce dibe sürüklenecek ya da toplum, hesap verebilirliği ve şeffaflığı gerçekten talep ederek yeni bir sayfa açacak.

Soru şu: Bu ülke, hak ettiği o temiz sayfayı açmaya hazır mı?

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu