Her Hafta Bir Tetikçi Geliyor Hükümet Seyrediyor

Her geçen hafta, Kuzey Kıbrıs’ta yaşanan şiddet olayları, faili meçhul saldırılar ve profesyonel tetikçilerin adaya ardı arkası gelmesi artık toplumda yalnızca öfke değil, derin bir korku ve umutsuzluk da yaratıyor. Sokakta yürüyen, sabah işine giden ya da sadece hayatını sürdürmeye çalışan herkesin aklında tek bir soru var: Sıra kimde?
Bu soruyu sormak, bir paranoyanın sonucu değil. Aksine, giderek artan olayların, hiçbir somut önlem alınmadan sürüp gitmesinin doğal bir yansıması. Türkiye’den gelen ve belirli kişileri hedef alan tetikçilerin elini kolunu sallayarak ülkeye girmesi, yalnızca hedef alınanları değil, tüm toplumu tehdit ediyor. Sınırlarımızda kimlik kartıyla geçiş serbestliği varken, istihbarat zaafı, güvenlik açığı ve siyasi irade eksikliği birleştiğinde ortaya çıkan tablo tam bir felaket.
Bu felaketi ise ne yazık ki yalnızca izleyen, seyreden bir yönetim anlayışıyla karşı karşıyayız. Olaylar yaşandıktan sonra yapılan kuru kınamalar, kamuoyuna verilen sönük güvenlik mesajları ve birkaç gözaltı haberi, ne kaygıyı dindiriyor ne de geleceğe dair bir güven inşa ediyor. Sanki bu olaylar başka bir ülkede yaşanıyormuş gibi bir umursamazlıkla karşı karşıyayız.
Oysa mesele yalnızca birkaç kişinin hedef alınması değil. Bu ülkenin her ferdinin can ve mal güvenliği artık tehdit altında. Hukukun üstünlüğünün yerini sessizliğin, adaletin yerini korkunun aldığı bir düzene doğru sürükleniyoruz. Ve bu düzen böyle devam edemez.
Siyaset, toplumun güvenliğini sağlamak, adalet mekanizmasını işletmek ve halkının refahını teminat altına almakla yükümlüdür. Bugün bu yükümlülüklerin hiçbiri yerine getirilmiyor. Üstelik bu durumun normalleşmesine izin veriliyor.
Artık susma zamanı değil. Herkesin, her kesimin sesini yükseltme zamanı. Çünkü bu ülkede hiçbirimiz güvende değiliz ve hiçbirimizin sıradaki kurban olmama garantisi yok. İşin acı gerçeği budur.
Korkarım ki bu ülkenin gerçek anlamda bir ‘uyanışa’ ihtiyacı var. Ama bu uyanış, bir trajedinin daha ardından gelirse, çok geç kalmış olabiliriz.
