Kontrolsüz Girişler, Denetimsiz Bir Ülke

Kuzey Kıbrıs’ta yaşanan son olaylar, devlet ciddiyetinin ne denli erozyona uğradığını bir kez daha gözler önüne serdi. Basına yansıyan iddialara göre en az 52 Afgan, pasaport kontrolünden bile geçirilmeden ülkeye sokuldu ve ardından özel araçlarla çeşitli adreslere dağıtıldı. Ülkeye nasıl girdiler, kimler tarafından getirildiler, ne amaçla buradalar? Hiçbir cevap yok. Daha da vahimi, bu olayın ardından da kimsenin hesap vermeye yanaşmaması.
Yıllardır “bu ülkede kim giriyor, kim çıkıyor belli değil” dediğimizde, kulağını tıkayanlar, meseleyi küçümseyenler şimdi ne diyecek? Bu gelişmeler, sadece göçmen politikalarının değil, genel anlamda devlet denetiminin de iflas ettiğini gösteriyor. Bugün 52 kişi kontrolsüz bir şekilde ülkeye sokulabiliyorsa, yarın bunun 500 olmayacağının garantisi nedir? Ya da öncesinde yüzlercesinin aynı yöntemle geçirilmediği ne malum? Güvenliğimiz bu kadar pamuk ipliğine mi bağlı?
Sorumluluk almayan, hesap vermeyen bir siyaset kültürünün içerisindeyiz. Bu olayda da istifa eden, kamuoyunun karşısına çıkıp özür dileyen ya da açıklama yapan bir yetkili görebildik mi? Elbette hayır. Çünkü yüzsüzlük, bu ülkeyi yönetenlerin artık siyasi refleksi haline gelmiş durumda.
Kuzey Kıbrıs, devlet olma vasfını her geçen gün biraz daha kaybediyor. Güvenliğin, göçmen politikasının, kamu düzeninin bu kadar başıboş bırakıldığı bir ülkede, vatandaş nasıl huzurla yaşayacak? Devlet dediğimiz yapı, en temelde sınırlarını, güvenliğini ve kamu düzenini sağlayabilendir. Bugün bunların hiçbiri yoksa, ortada sadece bir tabela devleti kalmış demektir.
Artık bu tür olaylara karşı kamuoyu refleksi gelişmeli. Sadece sosyal medyada tepki göstermekle kalmayıp, yöneticileri hesap vermeye zorlamalıyız. Çünkü bu ülkenin sahipsizliği sadece bugünün değil, geleceğin de kaybı anlamına gelir.
