Derviş Doğan

Neyin ittifakı bilmem ama olumsuz…

on dönemde siyaset sahnesinde boy gösteren bir grup, kendilerini “sağduyu ittifakı” olarak tanımlıyor. Sloganları var, ama içi bomboş. Ne yazık ki bu ülkede, uyduruk sloganlarla gerçeklerin üzeri örtülmeye çalışılıyor. Oysa gerçekler ortada, hem de tüm çıplaklığıyla.

 

Kuzey Kıbrıs’ın son 50 yılına baktığımızda, UBP’nin ya tek başına ya da koalisyonlarla iktidarda olduğu dönemlerin toplamı yaklaşık 40 yıl. Bu sürede görevde bulunan toplum liderlerinin de neredeyse tamamı federal çözüm karşıtıydı. Sonuç ortada: Elektrik arzı yetersiz, altyapı çökmüş durumda. Uluslararası hukuka göre, halkın büyük çoğunluğu potansiyel suçlu konumunda. Nüfus yapısı öyle bir hale getirilmiş ki, yönetenler artık resmi rakamları açıklamaya utanıyor. Ülkede bir avuç çıkar grubunun dışında kimsenin geleceğe dair bir umudu kalmamış.

 

Ama hâlâ çıkıp, bu çöküşün suçunu “federasyonculara” yıkmaya çalışan bir zihniyetle karşı karşıyayız. Halkın 50 yılını federasyoncuların çaldığını söyleyenler, toplumu alenen aptal yerine koyuyor. Bu hem hafızaya, hem mantığa, hem de vicdana hakarettir.

 

Şunu açıkça söylemek lazım:  Bu ülkenin böyle  rezil bir noktaya gelmesinin sorumlusu federasyon isteyenler değil. Bu tabloyu yaratanlar, yıllardır iktidarda olan, devlet yönetimini rant kapısı gören, uluslararası hukukun dışına çıkmayı marifet sanan zihniyetin ta kendisidir. Şimdi bu zihniyet, sağduyu maskesiyle yeniden halkın karşısına çıkıyor.

 

Gerçek sağduyu, geçmişle dürüstçe yüzleşmeyi ve geleceği ona göre inşa etmeyi gerektirir. Eğer bir ittifak aranacaksa, bu sağduyu değil; samimiyet, hesap verebilirlik ve vizyon ittifakı olmalıdır. Aksi takdirde aynı aktörlerle aynı tiyatroyu izlemeye devam ederiz. Perde kapanmaz, ama sahnede umut olmaz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu