Derviş Doğan

Oyun Dışında Kaldınız..

Siyasette en zor şeylerden biri, değişen toplumsal iradeyi doğru okuyabilmektir. Daha da zoru ise, halkın verdiği mesajı kabullenebilmektir. Ne yazık ki bazı siyasetçiler için bu ikinci kısım, yani “anlamak” ve “kabullenmek”, çoğu zaman mümkün olmuyor.

Son dönemde yaşananlar bize bir kez daha gösteriyor ki, temsil makamında bulunmak ile gerçekten temsil etmek arasında ciddi bir fark var. Uzun bir süredir iradeyi temsil etmekten uzaklaşan, toplumun hassasiyetlerini göz ardı eden bir siyasi çizginin sürdürülebilir olması zaten beklenemezdi. Halk, kendisine sırtını döndüğünü düşündüğü bir isme sandıkta gereken cevabı verdi.

Bu sonuç aslında sürpriz değildi. Toplumun nabzını tutamayan, değişen beklentileri görmeyen ve en önemlisi, halkla arasındaki bağı zayıflatan bir siyaset anlayışı er ya da geç karşılığını bulur. Nitekim öyle de oldu. Sandık, sadece bir tercih değil, aynı zamanda güçlü bir uyarıdır.

Ancak asıl mesele, bu uyarının doğru okunup okunmadığıdır. Görünen o ki, verilen mesaj henüz tam anlamıyla idrak edilmiş değil. Siyasetin doğasında var olan “gündemde kalma” çabası anlaşılabilir; fakat bu çabanın, halkın açık iradesine rağmen zorlamaya dönüşmesi, durumu daha da tartışmalı hale getiriyor.

Gerçek şu ki, siyaset sahnesi sürekli yenilenir. Dünün aktörleri bugün yerini başkalarına bırakabilir. Bu, demokrasinin en doğal sonucudur. Önemli olan, bu değişimi olgunlukla karşılayabilmek ve gerektiğinde geri çekilmeyi bilmektir.

Aksi halde, halkın çok net verdiği bir kararın etrafından dolanmaya çalışmak, ne siyasi itibarı korur ne de toplumsal karşılık üretir. Çünkü son söz her zaman halkındır. Ve halk, o sözü zaten söylemiştir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu