Derviş Doğan

Rum Lider ve Bizim Görünmezliğimiz…

 

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda geçtiğimiz günlerde dikkat çekici bir konuşma yapıldı. Kıbrıs Rum lideri Nikos Hristodulidis, kürsüye çıktı ve dünyaya seslendi. Mesajı netti: “Ben tamamen hazırım. Bu sorumluluğu üstlenmeye, tarihin çağrısına yanıt vermeye, vatanımı yeniden birleştirmeye, halkımı yeniden bir araya getirmeye hazırım.”

 

Ne güzel değil mi? Bir lider çıkıyor, barış istiyor, çözüm istiyor, federasyon diyor, yeniden birleşme diyor. Ve bunu dünyanın en büyük diplomatik sahnesinde yapıyor: Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda.

 

Ancak asıl sorun tam da burada başlıyor. Çünkü bu tablo tek taraflı bir barış çağrısı gibi yansıtılıyor. Hristodulidis, dünya kamuoyuna “çözüm isteyen taraf biziz, ama Türk tarafı uzlaşmaya yanaşmıyor” mesajı veriyor. Peki biz ne yapıyoruz? Sessizliğimizle, dağınık diplomatik duruşumuzla, bölgesel gerçekleri dünyaya anlatmak konusundaki beceriksizliğimizle, bu oyunun figüranı olmayı sürdürüyoruz.

 

Bu, aslında yıllardır tekrarlanan bir senaryo. Rum liderler, ne zaman dünyaya konuşsalar, mağduriyet kartını oynamakta ustalaşıyorlar. Federasyon kelimesini sihirli bir formül gibi kullanıyorlar. Ne var ki, bu “federasyon”un içeriği ne, nasıl bir siyasi eşitlikten bahsediliyor, Türk tarafının güvenliği ve egemenliği nasıl garanti altına alınacak… Bunların hiçbiri konuşulmuyor. Ama olsun; dünyaya barış yanlısı görünmek yeterli.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu