Sıfır Sıfır elde var sıfır..

Ünal Bey ülkenin başbakanı olarak müjdeyi verdi. Artık gönül rahatlığı içinde Ünal Bey’in lideri olduğu partiye oyunuzu verebilirsiniz. Neymiş peki bu müjde?
Londra’dan Kuzey Kıbrıs’a gelen turistler, AJet’in Sabiha Gökçen Havalimanı üzerinden yapacağı aktarmalı uçuşlarla adaya ulaşacakmış.Ya sonra “Londra’dan KKTC’ye gelecek turistler günde 3 kere AJet misafiri olacakmış. Turistler Sabiha Gökçen Havalimanı üzerinden 250 Euro’ya uçacaklarmış Türkiye’den ise KKTC’ye uçuş fiyatları 6 bin TL’yi geçmeyecekmiş…
Ne yazayım bilemedim. Hayır o değil de bunu çok önemli bir icraat olarak görüyorlar. 3 yetişkin 1 de 2 yaşında çocuk için Ankara’ya gidiş geliş 38 bin TL ödedim daha bugün diyor bir dostum.
Dolayısıyla Ünal Bey çok açık ki yaşadığı ve yönettiğini zannettiği ülkede yaşam koşullarının farkında değildir. Ya da kendi ve yakın çevresinin bütçeleri üzerinden değerlendiriyor ülke ekonomisini. Her şeyden önce sağlandığı düşünülen bu koşullar makul değildir. Kaldı ki iki havayolu şirketinin tekelinde olan hava taşımacılığının hizmet bedeli olarak makul bir seviyeye gelmesi rekabet koşulları ile ilintilidir.. Dolayısıyla topu topu iki havayolu şirketinin uçuş yaptığı Ercan’da fiyatların makul seviyelerde seyretmesi pek mümkün görünmüyor.
Yani bir memleket bir usta hikayesi.. Bilen bilir lakin bugün Larnaca havaalanını örnek verecek olursak burada bilmemiz gereken konu şudur: Larnaca havaalanında birçok havayolu şirketi mevcuttur. Sayabildiğim kadarıyla “ SUN CLASS AIR,CYPRUS AİRWAYS, EASYJET, AEGEAN AIR, TUI AIR, RYANAİR, WİZZ AİR “ vs.vs.. Yukarıda sıraladıklarım sadece aklımda kalanlar, elbette benim de bilmediğim başka başka havayolu şirketleri de burada hizmet vermektedir ya da satmaktadır.. Kısacası hava taşımacılığında bilet fiyatlarının düşmesi için firmaların alacakları kararları beklemek yerine ki.bu da tekelleşmeyi beraberinde getirir, çoklu bir sistem içinde farklı firmaların da Ercan’a sefer düzenlemesi sağlanabilir. Bu da rekabeti yaratır.
Rekabet olan alanlarda hem hizmet kalitesi yükselir hem de hizmet bedelleri makul seviyelere çekilir. Elbette bu da Kıbrıs’ın mevcut siyasi ve hukuki yapısında mümkün olmayacağından dolayı bütün bunların hepsi hoş bir hayal olarak elimizde kalır.
Kısacası Kıbrıs’ta çözüm sürdürülebilir bir düzenin vazgeçilmez unsurudur. Gerisi bizim Ünal Bey ve onun gibilerden hergün dinlediğimiz hikayelerden öteye asla geçmeyecektir.
