Derviş Doğan

Söylemler Gerçeklikle  Örtüşmüyor…

Türkiye’de iç siyasete dönük olarak pazarlanan abartılı söylemlerin, Kuzey Kıbrıs’ta da aynı etkiyi yaratacağı sanılıyor. Oysa bu ciddi bir yanılgı. Çünkü Kuzey Kıbrıs’ta insanlar artık anlatılanlara değil, yaşadıklarına bakıyor. Gerçekle söylem arasındaki uçurum burada çok daha çıplak biçimde görülüyor.

En basit örnekten başlayalım: Dijital altyapı. İnternetin sık sık kesildiği, hızın yetersiz olduğu, günlük hayatı ve işi doğrudan etkileyen bu sorun herkesin malumu. Buna rağmen çıkıp “dijital altyapı güçlendi” denilebiliyor. Bu iddianın doğru olmadığını anlamak için uzman olmaya gerek yok; birkaç saat internet kullanmak yeterli. Gerçek bu kadar ortadayken, söylenen her söz ister istemez inandırıcılığını yitiriyor.

Ankara’dan gelen bu söylem siyaseti, ne yazık ki KKTC’deki mevcut UBP–DP–YDP koalisyon hükümeti tarafından da birebir uygulanıyor. Sürekli vaatler, bitmeyen “yaptık” listeleri, ama sahada karşılığı olmayan icraatlar… Halkın hayatında somut bir iyileşme yoksa, anlatılanların hiçbir anlamı kalmıyor. İnsanlar yapılanlara dokunamıyor, hissedemiyor, günlük yaşamlarında en ufak bir olumlu değişim göremiyorsa, ortada anlatılan şeyler doğal olarak “yalan” olarak algılanıyor.

Sorun tam da burada başlıyor. Çünkü siyaset, sadece kürsüden konuşmakla değil, halkın hayatına değmekle anlam kazanır. Maaşlar eriyorsa, altyapı sorunları çözülmüyorsa, gençler geleceği başka ülkelerde arıyorsa; “şunu yaptık, bunu başardık” demenin kimseye faydası yoktur. Görünmeyen, hissedilmeyen, somut karşılığı olmayan her icraat iddiası, ister istemez boş bir propagandaya dönüşür.

Ankara bu durumun en net sonucunu son cumhurbaşkanlığı seçimlerinde gördü. “KKTC tanınacak”, “doğrudan uçuşlar başlıyor”, “dünya bizi duyuyor” gibi söylemlerle bir algı yaratılmaya çalışıldı. Oysa bunların hiçbiri ne seçim öncesinde ne de sonrasında halkın hayatında bir karşılık buldu. Sonuçta Ankara’nın açık desteğini alan Ersin Tatar, seçimleri açık farkla kaybetti. Bu, halkın söyleme değil gerçeğe oy verdiğinin açık göstergesiydi.

Şimdi benzer bir tablo hükümet için de geçerli. Ne söylenirse söylensin, ne vaat edilirse edilsin; eğer halk bunları hayatında hissetmiyorsa sonuç değişmeyecek. Seçimler kaybedilmeye devam edecek. Çünkü Kuzey Kıbrıs halkı artık hayal satılmasını değil, somut adımlar atılmasını istiyor. Gözleriyle görmek, elleriyle tutmak, yaşamında hissetmek istiyor. Siyasetin de tam olarak buradan başlaması gerekiyor.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu